Lübnan ve İsrail ABD Masasında: Hedeflerdeki "Uçurum" Müzakere Yolunu Zorlaştırıyor
Lübnan halkının gözü kulağı Washington’da. Lübnan ve İsrail arasında 43 yıl aradan sonra bir ilk olma özelliği taşıyan doğrudan müzakereler Salı günü başlıyor.
Uzmanlara göre bu müzakereler savaşı durdurmak için nadir bir fırsat, ancak Hizbullah’ın silah varlığı ve İran ile olan bağları sürecin önündeki en büyük engel olarak görülüyor.
Görüşmeler Nerede Yapılacak ve Kimler Katılacak?
Doğrudan görüşmeler ABD Dışişleri Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Masadaki isimler şöyle:
İsrail Heyeti: Başbakan Netanyahu’nun son dönemde en güvendiği isimlerden biri olan İsrail’in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter.
Lübnan Heyeti: Lübnan’ın ABD Büyükelçisi Nada Hamdeh Moawad.
Arabulucular: ABD’nin Lübnan Büyükelçisi Michelle Issa ve ABD Dışişleri Bakanlığı temsilcisi Mike Needham.
Hedeflerdeki Büyük Fark: "Ateşkes mi, Barış Anlaşması mı?"
İki tarafın görüşme masasına oturmadan önceki açıklamaları, beklentiler arasındaki derin uçurumu gözler önüne seriyor:
Lübnan tarafı: Önceliğin bir ateşkes ilanı ve müzakere takviminin belirlenmesi olduğunu ifade ediyor.
İsrail tarafı: Büyükelçi Leiter aracılığıyla yaptığı açıklamada, amacın Lübnan ile bir "barış anlaşması" imzalamak olduğunu, ancak Hizbullah ile bir ateşkesi tartışmayı henüz kabul etmediklerini belirtti.
Uzman Görüşü: "Hizbullah ve Egemenlik Sorunu"
Eski BM Temsilcisi ve uluslararası hukuk uzmanı Dr. Hişam Hamdan, halkın büyük kısmının 50 yıllık acıyı bitirecek bir sonuç beklediğini vurguluyor. Hamdan, "Hizbullah, Lübnan’ı İran Devrim Muhafızları’nın bir kolu haline getirdi. İsrail, Lübnan hükümetiyle barış istiyor ancak Hizbullah silah bırakmaya niyetli değil," diyerek Lübnan ordusunun bu süreçte uluslararası destekle güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
BAE Devlet Başkanı’nın Özel Temsilcisi Çin Dışişleri Bakanı ile Pekin’de Bir Araya Geldi
Stratejik Beklentiler ve "Taif Anlaşması"
Stratejik uzman Tuğgeneral Nahi Gebran ve siyasi analist Tarık Ebu Zeyneb, müzakerelerin başarısı için şu noktaların altını çiziyor:
Uluslararası Güvence: ABD arabuluculuğunun yanı sıra Arap ve Avrupa desteği şart.
Joseph Aoun’un Rolü: Lübnan'da çözüm arayışlarında Cumhurbaşkanı Joseph Aoun liderliğindeki diplomatik trafiğin önemine dikkat çekiliyor.
Egemenlik Kararı: Lübnan’ın "savaş ve barış" kararının tek bir merkezde (devlet elinde) toplanması gerektiği ifade ediliyor.
Tarihi Bir Adım mı?
Milletvekili Fadi Kerem, bu adımı "tarihi bir hamle" olarak nitelerken; Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ise Lübnan İç Savaşı'nı bitiren Taif Anlaşması’nın ruhuna dönülmesi ve günün şartlarına göre geliştirilmesi gerektiğini savunuyor. Selam, "Devlet kurumlarının Lübnan’ı koruma görevini tam olarak yerine getirmesi için çalışıyoruz," mesajını verdi.