Leyla Aydemir cinayeti davasında mahkeme kararını açıkladı! Amca tutuklandı
Leyla Aydemir davasında Yargıtay bozması sonrası görülen duruşmada mahkeme, amca Yusuf Aydemir’i “kuvvetli suç şüphesi” ve “kaçma şüphesi” gerekçesiyle tutukladı.
Ağrı’da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedenine ulaşılan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in ölümüne ilişkin dava, Ağrı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün yeniden görüldü. Haklarındaki beraat kararı Yargıtay tarafından bozulan 7 sanık yeniden hâkim karşısına çıkarken, mahkeme amca Yusuf Aydemir hakkında tutuklama kararı verdi; diğer sanıkların ise tutuksuz yargılanmasına hükmetti.
Tanıkların dinlenmesinin ardından sanıklar mahkemede yeniden ifade verdi. Anne Şükran Aydemir’in avukatı Erdoğan Tunç, okunan ve dinlenen tanık beyanları sonrasında dosyanın geldiği aşamada, sanıklara atılı suçların gerçekleştiği yönündeki belgelerin daha da netleştiğini savunarak, sanıkların yurt dışı bağlantıları bulunduğu gerekçesiyle kaçma şüphesi olduğunu, ayrıca sanıkların ve yakınlarının diğer sanıklar ve şüpheliler üzerinde etki etme ihtimali dikkate alınarak tutuklama talep ettiklerini ifade etti.
Sanıklar Beraat Taleplerini Yineledi
Sanıklar Ayşe Artam ve Yıldırım Artam, mahkemeden beraat talep etti. Besim Dursun ise savunmasında bu işle ilgilerinin olmadığını, mağdur edildiklerini belirterek beraat istediğini söyledi; polis nezaretine gittiklerinde Yusuf Aydemir’in “İtiraf mı ettiler acaba?” şeklindeki sözünü duyduğunu, bu ifadeyi neden kullandığını bilmediğini aktardı. Dursun, ayrıca baba Nihat Aydemir’in yaklaşık 25 yıl önceki resmî olmayan evliliğine, doğum sonrası gönderilen bebeğin hastalanıp vefat ettiğine ve bildirimsiz şekilde defnedildiğine ilişkin anlatımda bulunduğunu da dile getirdi.
Mehmet Ali Aydemir, 8 yıldır yargılandıklarını vurgulayarak suçsuz olduğunu ve beraatini istediğini söyledi. Musa Aydemir “mağdur edildik” ifadesiyle beraat talebini yinelerken, Hatun Dursun da beraat istediğini, aleyhine ifade verenlerden davacı olduğunu belirtti.
Mahkeme başkanı, amca Yusuf Aydemir’e Leyla’nın kaybolduğu günden bulunduğu zamana kadar telefonunun internetinin kapalı olduğuna dikkat çekerek; tuşlu telefon kullandığını söylemesine rağmen elinde akıllı telefon bulunduğuna dair fotoğraflar olduğunu, ayrıca ağabeyi Nihat Aydemir ile aralarında problem olup olmadığını sordu. Mahkeme başkanı, “Sizin dışınızdaki herkes aranızda problem olduğunu söylüyor” ifadesiyle de bu başlığa işaret etti.

Yusuf Aydemir’in Yanıtı: “Suçum Günahım Yoktur”
Yusuf Aydemir, suçsuz olduğunu savunarak beraatini istediğini, kendisine iftira atıldığını söyledi. Telefon internetinin kapalı olmasının internetinin bitmiş olmasından kaynaklanmış olabileceğini belirten Aydemir, jandarmayla Ağrı merkeze geldiklerini, traktörle yukarıya gitme nedeninin Leyla’nın başka bir yerde bulunduğunu duyduğu için olduğunu ifade etti. Daha sonra yeniden Leyla’nın bulunduğu yere gittiğini belirten amca, Nihat Aydemir’le aralarında husumet olmadığını, şüphelendiği kimse bulunmadığını söyledi; ayrıca ağabeyinin yaklaşık 25 yıl önceki evliliği, bebeğin emzirilmemesi ve mama verilmesi, hastalanıp vefat etmesi ve o dönemde bu tür durumların devlete bildirilmeden defnedilmesiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
Tutuklama Kararı
Mahkeme, Yusuf Aydemir’in öldürme suçuna ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunduğu ve kaçma şüphesinin varlığı gerekçesiyle tutuklanmasına hükmetti. Dosyanın, 12 Şubat 2026 ve 10 Mart 2026 tarihlerinde değerlendirildikten sonra, 10 Nisan 2026 tarihine ertelenmesine karar verildi.
Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Leyla Aydemir cinayetinde, amca Yusuf Aydemir’in uzun süre “bir numaralı şüpheli” olarak anıldığı bilgisi dosyada yer aldı. Davanın ilk aşamasındaki gerekçeli kararda ve süreçte öne çıkan başlıklar arasında, aile içi husumet ve miras iddiası, olay günü sergilendiği ileri sürülen şüpheli tavırlar, Leyla’nın uzaklaştırıldığı iddiası ve AFAD ekipleriyle ilgili ses kaydı iddiası bulunuyor.
Gerekçeli Kararda Yer Alan “Husumet Ve Miras” İddiası
İlk aşamadaki gerekçeli kararda, Yusuf Aydemir ile Leyla’nın babası Nihat Aydemir arasında miras ve mal paylaşımı nedeniyle husumet bulunduğu ileri sürüldü. İddiaya göre amca, bu husumet nedeniyle Leyla’yı kaçırıp sakladı, ardından da öldürdü.
Gerekçeli kararda, Yusuf Aydemir’in olay günü küçük oğlu Ümeyir’i de yanına alarak Leyla’yı kandırıp evin önünden uzaklaştırdığı öne sürüldü. Arama çalışmaları sırasında sergilediği tavırların da “yeğeni kaybolmuş birinden ziyade, nerede olduğunu biliyormuşçasına şüpheli” olduğu belirtilirken, Leyla’nın kaybolmasından kısa süre sonra çevreyi gözetlerken görüldüğü iddiasına yer verildi.
AFAD Ekipleriyle İlgili Ses Kaydı İddiası
Dava sürecinde, arama yapan AFAD ekiplerinin Leyla’nın sesini bir kilerde duyduğu, ancak amcanın “Ses etme, duyulursa beni öldürürler” dediğine dair bir ses kaydı bulunduğu iddiası da gündeme geldi. Bu ses kayıtlarının incelenmesi talep edildi.
İlk kararda, Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi Yusuf Aydemir’e kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ardından Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi, “somut delil yetersizliği” gerekçesiyle kararı bozdu ve amcanın tahliyesine karar verdi; yeniden görülen davada ise amca dahil tüm sanıklar delil yetersizliğinden beraat etti. Sonrasında Yargıtay, beraat kararlarını “eksik araştırma” gerekçesiyle bozdu.