Kuzey Kore, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'na Bağlı Olmadığını İlan Etti
Kuzey Kore, Birleşmiş Milletler'deki nükleer anlaşma gözden geçirme konferansında nükleer silahlara sahip olmanın anayasal bir görev olduğunu belirterek anlaşmalara bağlı olmadığını duyurdu.
Kuzey Kore devlet haber ajansı KCNA'nın Perşembe günü yaptığı açıklamaya göre Pyongyang yönetimi, New York'taki Birleşmiş Milletler genel merkezinde düzenlenen nükleer anlaşma gözden geçirme konferansındaki tartışmalara yanıt verdi. Kuzey Kore, nükleer caydırıcılık politikasına bağlılığını ve artan uluslararası baskıyı reddettiğini yansıtacak şekilde, "hiçbir koşul altında Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'na bağlı olmadığını" bildirdi.
Nükleer Silahlanma "Anayasal Bir Görev" Olarak Tanımlandı
Kuzey Kore'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Kim Song, ülkesinin nükleer silahlara sahip olmasının "anayasal bir görev" olduğunu ifade etti. Kim Song, bu durumun Ulusal Nükleer Kuvvetler Politikası ve Kuzey Kore anayasası tarafından öngörülen "meşru bir savunma hakkı" olduğunu belirtti. Ülkenin anayasasının, nükleer devlet statüsünü yasal olarak güvence altına aldığı vurgulandı.
Batı'nın Pyongyang'ı nükleer programından vazgeçmeye zorlamayı amaçlayan baskılarına değinen yetkili, Kuzey Kore'nin nükleer silahlı bir devlet olarak konumunun "dış tarafların yankı uyandıran açıklamalarına veya tek taraflı isteklerine göre değişmeyeceğini" sözlerine ekledi.
ABD ve Batı Ülkelerine Konferans Eleştirisi
Kuzey Koreli yetkili Kim Song, Amerika Birleşik Devletleri ve Batı ülkelerini Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması Gözden Geçirme Konferansı'nı "siyasallaştırmak" ve egemen devletlere saldırmak için bir platforma dönüştürmekle suçladı. Washington'ın, Kuzey Kore'nin nükleer programı konusunu gündeme getirerek konferanstaki "atmosferi bozduğunu" savundu.
Kim Song, başta ABD olmak üzere bazı ülkelerin Kuzey Kore'nin "meşru öz savunma hakkına" itiraz etmelerini "utanmaz ve ahlaksız davranış" olarak nitelendirdi. Washington yönetimini, nükleer caydırıcılık şemsiyesini geliştirmeye ve müttefikleriyle askeri işbirliğini genişletmeye devam ederek antlaşmanın ruhunu ihlal etmekle suçladı.
Nükleer Denizaltı Projesi ve Silahsızlanma Çağrısı
Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'nın temel görevinin "Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkeleri nükleer silahsızlanmaya zorlamak" olması gerektiğini belirten Kim Song, nükleer denizaltı teknolojisinin transferini ve nükleer caydırıcılık şemsiyesinin nükleer olmayan devletlere genişletilmesini eleştirdi.
Bu açıklamalar, Güney Kore ile Amerika Birleşik Devletleri arasında son dönemde yaşanan askeri hamlelere ve özellikle nükleer enerjili denizaltı inşa projesinin ilerletilmesine yönelik anlaşmaya doğrudan bir eleştiri olarak değerlendiriliyor.
Küresel Stratejik İstikrar ve Konferansın Gündemi
Konferansın "asıl misyonunu" kaybettiğini ve ABD ile Batılı güçlerin önderliğinde "kötü niyetli bir saldırı arenasına" dönüştüğünü savunan Kuzey Koreli yetkili, bu durumun küresel nükleer silahların yayılmasını önleme rejiminin zayıflamasına neden olduğunu iddia etti. Buna karşın Kuzey Kore'nin, nükleer programına bağlı kalmakla birlikte "uluslararası barış ve güvenliğin sağlanmasına ve küresel stratejik istikrarın teşvik edilmesine yönelik çabalara katkıda bulunmaya" devam edeceği vurgulandı.
Birleşmiş Milletler tarafından 1968'de kabul edilen ve Kuzey Kore'nin 1993'te çekildiği Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'nın uygulanmasını değerlendirmek üzere her beş yılda bir gözden geçirme konferansı düzenleniyor. 27 Nisan'da başlayan mevcut on birinci oturum, Birleşmiş Milletler genel merkezinde dört hafta sürecek.
Konferans süresince Güney Kore, Fransa ile işbirliği içinde Pyongyang'ın nükleer programına yönelik artan uluslararası endişeleri yansıtan bir adım atarak "Kuzey Kore'nin nükleer meydan okuması: Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'nın bütünlüğünün korunması" başlıklı bir toplantı düzenledi.