Al Ain Özel: Kıbrıs’ta muhalefet tepkili

Kuzey Kıbrıs’tan yapılan deniz üssü açıklaması, sürekli olarak gerilimin yükselmeye müsait olduğu Kıbrıs’ta yeni bir tartışma başlattı. Bakan’ın açıklamalarını KKTC muhalefetine sorduk…
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) Kıbrıs’ta silahlanma girişimlerini “oturup seyretmeyeceklerini” ve GKRY’nin atacağı adımlara göre gerekli tedbirlerin alınacağını söyleyerek, deniz üssü kurulmasının da bu tedbirlerden birisi olabileceğini söyledi.
Kıbrıslı Bakanın bu açıklaması, Ada sorunları ile ilgili olarak birincil dereceden alakalı 3 ülkenin de kısa süre içerisinde seçime gidecek olması ve bu açıklamanın Ada’yı diğer ülkelerin iç siyaset unsuru haline getirdiği gerekçesi ile KKTC muhalefetinin tepkisini çekti.
“SAVAŞA YAKIN BİR COĞRAFYADAYIZ”
Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Sekreteri ve İçişleri eski Bakanı Asım Akansoy, konuya ilişkin sorularımızı yanıtladı. Akansoy, bu tartışmanın ABD’nin Güney Kıbrıs’a yönelik silah ambargosunu kaldırmasının ardından başladığını anımsatarak, bu adımın ateşkes koşullarında, teorik olarak savaşa çok yakın bir coğrafyada atılmasının çok tehlikeli ve kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Akansoy, bölgenin hali hazırda Doğu Akdeniz’de yapılan doğalgaz arama faaliyetleri ve deniz yetki alanı tartışmaları sebebi ile oldukça gergin olduğunu da sözlerine ekledi.
“İÇ SİYASET MALZEMESİ YAPMAYIN!”
Hem Güney Kıbrıs’ta, hem Yunanistan’da, hem de Türkiye’de kısa süre içerisinde seçimlerin yapılacağını da belirten Akansoy, Kıbrıs’ın muhatapları tarafından iç siyaset malzemesi, seçim yatırımı olarak görüldüğünü ve bunun huzur içinde bir yaşamın önünde büyük bir engel olduğunu da vurguladı. Türkiye’de her kesimin Kıbrıs için duyarlılık sahibi olduğunu ve Kıbrıslıların da bundan haberdar olduğunu söyleyen Akansoy, bu durumda toplumun duyarlılığının Kıbrıs halkının çıkarları ve huzuru için kullanılması gerektiğini, mevcut çıkışların ise bunun aksi yönünde olduğunu ifade etti.
“ŞOVEN POLİTİKALARIN DEVAMLILIĞI İSTENİLİYOR”
Bakan’ın açıklamasına yönelik görüşlerine başvurduğumuz bir diğer isim de Bağımsızlık Yolu Partisi Dış İlişkiler Sekreteri Mustafa Keleşzade oldu. Keleşzade, Ada’ya üs kuracağına ilişkin tartışmaların yapıldığı hem ABD’nin, hem de Türkiye’nin NATO üyeleri olduğunu anımsattı. Keleşzade, bu koşullarda yaşanacak gerilimin sınırlı olacağının bilindiğini, ancak şoven politikaların devamlılığını sağlamak adına böyle adımların atıldığını söyledi.
Hem Türkiye’de, hem Güney Kıbrıs’ta, hem de Yunanistan’da Ada’nın milliyetçi ve şoven söylemlerin kurbanı haline getirildiğini belirten Keleşzade, Ada dışından yapılan müdahalelerin halkın taleplerini karşılamaktan uzak olduğunu da ifade etti.
Türkiye’nin Ada’da yeterli gücünün olduğunu vurgulayan Keleşzade, hali hazırda Ukrayna’da büyük güçler arasındaki gerilimin savaşa dönüşmüş olduğunu da anımsatarak, bunun Ada halkının talepleri arasında olmadığını belirtti.
“SEÇİMLER YAKLAŞTI, GERİLİM YÜKSELTİLDİ”
Keleşzade’de bu gerilimin ardında muhataplarının iç politika gerilimleri olduğunu ve seçimlerin yaklaşması ile birlikte Ada düşmanlıkların alevlendirildiğini ifade etti.
Özellikle Türkiye’nin Ada’ya yönelik yaklaşımının farklılık taşıması gerektiğini vurgulayan Keleşzade, bunun temelinin de Türk dış politikasının tarihi değeri olan “Yurtta sulh, dünyada sulh” prensibinde saklı olduğunu belirttti.