Kazdağlı: ABD adım atmazsa Türkiye Kürecik ve İncirlik’i kapatır / Al Ain Türkçe Özel

Gazeteci-Yazar Celal Kazdağlı, ABD Dışişleri Bakanı Blinken’ın Ankara ziyaretini Al Ain Türkçe’ye değerlendirdi. Ziyaretteki dikkat çeken noktaları yorumladı. Olası sonuçlarına dair çarpıcı bir tahminde bulundu.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken Türkiye’ye kritik bir ziyaret gerçekleştirildi. Hakan Fidan’la 2,5 saati aşan bir görüşme yaptı. Görüşmenin ardından ortak basın toplantısı yapılmadı. Görüşmeye ilişkin paylaşılan fotoğraftaki bir detay çok konuşuldu. Protesto gösterileri de dikkatlerden kaçmadı. Blinken’in Türkiye ziyaretinin detaylarını Gazeteci Yazar Celal Kazdağlı ile konuştuk.
ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken Ankara gezisini tamamladı. Ziyarette neler konuşulduğuna ilişkin detaylı bir açıklama yapılmadı. Son gelişmelere bakıldığında görüşmede neler konuşulmuş olabilir?
Blinken-Fidan görüşmesi beklendiği gibi Gazze gündemliydi. İsrail’le Filistin arasında kalıcı barış olup olamayacağını ele aldıkları anlaşılıyor. Doğal olarak kalıcı barış için atılacak adımlar var. Bu adımlar değerlendirilmiştir.
Öncelikle ateşkesin sağlanması gerekiyor. Daha sonra da Gazze’ye yönelik insani yardımların artarak sürmesi gerekiyor. Muhtemelen bunlar öncelikli olarak ele alınmıştır. Blinken havalimanındaki açıklamasında bunları belirtti. Çatışmanın bölgeye yayılmasını engellemeyi ve kalıcı barışı ele aldıklarını söyledi.
Türkiye açısından baktığımızda kalıcı barışın yegane yolu Filistin devletinin kurulmasıdır. Öyle anlaşılıyor ki ABD sadece söylemde kaldığı Filistin devletinin kurulması gerçeğiyle yüz yüze geldi. Bu yönde önümüzdeki süreçte adımlar atması şaşırtıcı olmaz.
Türkiye’nin garantörlük meselesinin de konuşulmuş olduğunu düşünüyorum. Hakan Fidan barışın nasıl olacağını anlatırken Türkiye’nin garantörlük teklifini de masaya koymuştur. Filistin uluslararası bir destek görmeden ve bir silahlı gücün orada garantörlüğü üstlenmesi gerçekleşmeden kalıcı barışın sağlanması mümkün değil. Bölgede kalıcı barış konuşulduysa Türkiye’nin bu önerisi de kaçınılmaz olarak ele alınmış ve tartışılmıştır.
Blinken -dolayısıyla ABD- Türkiye’ye elinde bir çözümle gelmedi. Masaya koyabileceği bir önerisi yok. Dolayısıyla Türkiye’nin önerisini dinlemeye daha açık olduğu bir ortamda görüşme yapıldı.
Görüşme sırasında ve sonrasında yaşananlara bakıldığında görüşmenin nasıl bir havada geçtiğini düşünüyorsunuz?
Türkiye kamuoyuna çok net bir şekilde ABD’ye karşı mesafeli olduğunu gösteren tutumlar izledi. Ziyaret boyunca da buna ilişkin detayları gördük. Hakan Fidan’ın sarılıp öpüşmeyi reddedip sadece el sıkışması, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmeyi kabul etmemesi, Blinken’in havaalanına gelmesiyle başlayan, gidinceye kadar süren gösteriler Türkiye’nin tutumunu ortaya koydu.
Türkiye’nin verdiği en önemli mesajlardan biri de Blinken’ın oturduğu sandalyenin yanına görülen semboldür. Görüşmeye ilişkin paylaşılan fotoğrafta açıkça görülen o sembolde ay yıldız koruması altındaki bir Mescid-i Aksa görüyoruz. Türkiye çok net bir şekilde Filistin’in garantörü olduğu mesajını bu sembolle de açıkça vermiş oldu.
Türkiye açık ve net bir şekilde savaşın bitmesinden yana. Savaşı bitirecek güç de ABD... Gazze’de çocuklar öldürülürken Türkiye’nin Blinken’ı sempatiyle karşılaması beklenemezdi.
Ziyarette talepkar olan ülke ABD’ydi, moral üstünlüğü Türkiye’deydi. ABD bölgeyi tümüyle kaybetmek istemiyorsa Türkiye’nin henüz kamuoyuna ilan etmediği çözüm önerilerini kabul etmek mecburiyetindedir. Eğer Türkiye’nin sunduğu teklifleri kabul etmezse dünyada ve ABD’de oluşan tepki Biden yönetimini iyice zora sokacaktır.
Ziyarette yaşananlar ve Erdoğan'ın son dönemde İsrail'e yönelik açıklamalarının artması ve dün Adana’daki ABD İncirlik askeri üssü önündeki olaylar göz önüne alındığında, ABD-Türkiye ilişkilerinin geleceği hakkında ne bekleyebiliriz?
Türkiye ABD ile ilişkilerini son derece dikkatli ele alıyor. Bir kabadayılık gösterisi ya da iç kamuoyuna mesaj vermek yerine ABD’yi sorunun çözümü için iknaya çalışıyor. Bunu önce görüşmelerde dile getirdi. Bir aydır ABD oralı olmayınca Türkiye tutumunu giderek sertleştirmeye başladı. Erdoğan’ın açıklamalarının dozu da bu çerçevede giderek arttı.
Blinken’ın ziyaretinde de Türkiye ABD’ye net mesajlar verdi. “Eğer adım atmazsan daha da sertleşeceğim” dedi. ABD çözümden yana adım atmazsa Türkiye Kürecik’i kapatacak, İncirlik Üssü’ndeki uçuşları durduracaktır. Azerbaycan petrolünün İsrail’e gitmesini de sonlandıracaktır.
Türkiye bir yandan bunları göstererek bir yandan da çözüm yolunu gösteriyor, ABD’yi çözüme zorlamaya çalışıyor.
İlişkilerin geleceği ABD’nin tutumuna bağlı. İsrail’in saldırılarını durdurur ve kalıcı barış için çaba harcarsa ilişkiler normal seyrinde ilerler ve gelişir. Aksi taktirde gerilim giderek artar.