İsrail, İran'a karşı yeteneklerini sergiliyor
İran’ın benzeri görülmemiş yoğunluktaki saldırıları sürerken, İsrail ordusu bu saldırıların etkisini büyük ölçüde azaltmayı başardığını açıkladı.
İsrail ordusu sözcüsü Nadav Şoşani, bunun çok katmanlı bir savunma sistemi ve buna paralel ilerleyen saldırı kapasitesi sayesinde mümkün olduğunu, bu sayede iç cephede yüksek düzeyde korumanın sürdürülebildiğini belirtti.
400 füzenin Yüzde 92’si engellendi
Ordu sözcüsü Nadav Şoşani’ye göre, savaşın 28 Şubat’ta başlamasından bu yana İran, İsrail’e doğru 400’den fazla balistik füze fırlattı.
Resmî verilere göre hava savunma sistemleri bu füzelerin yaklaşık yüzde 92’sini engelledi. Ordu, saldırıların büyüklüğü ve dalgalarının çeşitliliği dikkate alındığında bu oranı “son derece yüksek” olarak nitelendiriyor.
Bu performans, savunma sistemlerinin eş zamanlı ve karmaşık salvo saldırılarıyla, balistik ve parça tesirli füzeler dâhil olmak üzere başa çıkabildiğini gösteriyor.
Tel Aviv ve çevresini hedef alan beşinci saldırı dalgasına rağmen yaralı sayısı 15 kişiyle sınırlı kaldı. Bunların büyük bölümü hafif yaralandı ya da şarapnel nedeniyle etkilendi. Bir kişinin durumunun ise orta düzeyde olduğu bildirildi.
Ayrıca sınırlı sayıda panik vakası kaydedilirken, acil durum ekipleri zarar gören bölgelere hızla müdahale ederek yaralıları hastanelere sevk etti.
Petah Tikva’da ise binalarda büyük hasar oluşmasına rağmen, arama çalışmaları sonunda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma tespit edilmedi. Bu durum, koruma önlemlerinin etkinliğine işaret etti.
Hava savunma ve erken uyarı sisteminin rolü
Ordu, başarının yalnızca önleme sistemleriyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda halkın zamanında sığınaklara ulaşmasını sağlayan erken uyarı sistemi sayesinde de elde edildiğini vurguladı.
Arad ve Dimona’da yaşanan önceki olaylarda yapılan incelemeler, yaralanmaların büyük bölümünün korunaklı alanlarda bulunmayan kişiler arasında meydana geldiğini ortaya koydu. Bu da iç cephe talimatlarına uyulmasının önemini bir kez daha gösterdi.
Ayrıca, füzelerin açık arazilere ya da binalar arasındaki boşluklara düşmesi de kayıpların sınırlı kalmasına katkı sağladı.
Son saldırılarda, patlamamış mühimmat nedeniyle ek risk oluşturan “misket tipi” füzelerin kullanıldığı görüldü. Ancak güvenlik güçleri ve bomba imha uzmanları, bu tehditlerle bölgeleri izole edip yaklaşımı engelleyerek müdahale etti.
Polis ve kurtarma ekipleri de saldırıların ardından tarama ve güvenlik çalışmalarını sürdürerek sivillere yönelik riskleri azalttı.
Hava savunmasına paralel olarak ordu, Lübnan’daki operasyonlarını da sürdüreceğini açıkladı. Burada ek saldırıların da engellendiği, ancak tanksavar füzesi nedeniyle bir kişinin öldüğü tek bir olayın kayda geçtiği belirtildi.
Paralel saldırı üstünlüğü
Savunma performansının yanı sıra, ordu İran içindeki hedeflere yönelik saldırılarda yüzde 95’in üzerinde isabet oranına ulaşıldığını ifade ediyor. Bunun, tehdit kaynaklarını azaltma kapasitesini güçlendirdiği belirtiliyor.
Ordu, İsrail içinde meydana gelen bazı isabetlerin ise operasyonların genel seyri içinde “istisna” niteliği taşıdığını, bunların sistemsel bir başarısızlığa değil, geniş çaplı saldırılar karşısında ortaya çıkan doğal zorluklara işaret ettiğini savunuyor.