İranlılar gıda ve internete ulaşmak için Irak sınırına yöneliyor
İran ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi arasındaki “Haci İmran” sınır kapısı, üst üste gelen krizlerden kaçmaya çalışan onlarca İranlı için adeta bir yaşam hattına dönüştü.
Associated Press tarafından aktarılan bilgiye göre; “Haci İmran” sınır kapısının yeniden açılmasının ilk saatleriyle birlikte, özellikle Kürt nüfusun yoğun yaşadığı bölgelerden çok sayıda kişi sınırın öteki tarafında hayatın en temel ihtiyaçlarına ulaşabilmek için buraya akın etti.
Sınırın iki yakası arasında uzun yıllardır ekonomik, sosyal ve kültürel bir bağ oluşturan bu kapı, hiçbir zaman yalnızca sıradan bir geçiş noktası olmadı. Burası, iç içe geçmiş ailelerin ve ortak çıkarların her gün yeniden buluştuğu canlı bir temas alanıydı.
Ancak son askeri gerilim sırasında kapının kapanması, bu hayati bağlantıyı adeta boğdu. Savaş ise burayı yeniden tanımlayarak zorunlu bir sığınak ve İran içindeki ağırlaşan yaşam koşulları karşısında nadir bir nefes alma alanı haline getirdi.
Irak tarafında alışılmışın dışında bir hareketlilik vardı. Otomobiller ve kamyonlar sıralanmıştı. Bazı yolcular daha ucuz gıda ürünleri almak için gelirken, bazıları da geçici bir iş fırsatı arıyordu.
İran’ın büyük bölümünde internetin kesik olması ise sınırı geçmenin başlıca nedenlerinden biri haline geldi.
İletişimin iki haftadan uzun süre kesilmiş olması, birçok kişiyi sınır kapısı çevresinde toplanmaya itti. Bazıları, yalnızca yurt dışındaki ailelerinden haber alabilmek için Irak hattına ait telefon kartları satın aldı.
Bu manzaranın ortasında, yaşanan sıkıntının boyutunu özetleyen insan hikâyeleri öne çıkıyor. Piranşehr’den gelen Kürt bir kadın, yaşadığı şehirde savaş bağlantılı enflasyon nedeniyle fiyatları katlanan pirinç ve yemeklik yağı daha ucuza alabilmek için yaklaşık 15 kilometre yol kat etti.
Onun amacı yalnızca yiyecek temin etmek değildi. Aynı zamanda, dış dünyayla iletişimin artık nadir bir ayrıcalığa dönüştüğü bir ülkede, 16 günden uzun süredir yapamadığı bir telefon görüşmesini gerçekleştirmek istiyordu.
Sınır kapısının başka bir köşesinde ise yağmurun ve hüznün yükünü taşıyan yaşlı bir kadın, kendisine yardım eli uzatabilecek akrabalarını bulmak için tek başına Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne geçiyordu. Kadın, ailesinin tek geçim kaynağı olan oğlunu bir yıldan uzun süre önce sınırdan kaçak mal geçirirken kaybetmişti. Şimdi ise yükselen fiyatlar ve biriken borçlar altında üç çocuğa bakma yüküyle baş başa kalmış durumda.
Sınırdaki hareketlilik yalnızca gıda ya da iletişim arayanlarla sınırlı değil. Kısa süreli aile ziyaretlerinin ardından Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki işlerine dönen İranlı işçiler de bu akışın bir parçasını oluşturuyor.
Savaş, yalnızca sivillerin yaşam koşullarını değiştirmedi; sınırın İran tarafındaki güvenlik gerçeğini de yeniden şekillendirdi.
Birbiriyle örtüşen tanıklıklara göre, hava saldırıları sonucu askeri ve istihbari tesislerde büyük yıkım meydana geldi. Bu durum, güvenlik unsurlarının sınır bölgelerindeki sabit noktalarından uzak durmasına yol açtı.