İran istihbaratının ikinci ismi İsrail saldırısında öldürüldü
İran ordusu istihbaratında ikinci sırada yer alan isim, görevine başlamasından yalnızca birkaç gün sonra düzenlenen İsrail saldırısında hayatını kaybetti.
İran kaynaklı haberlerde, İran Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkan Yardımcısı Tümgeneral Abdullah Celali Neseb’in, başkent Tahran’ı hedef alan İsrail hava saldırısında öldüğü doğrulandı.
İran medyası, Tümgeneral Celali Neseb’in cumartesi akşamı düzenlenen saldırıda yaşamını yitirdiğini aktarırken, İsrail ordusu da X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Tahran’da hassas bir hava operasyonu gerçekleştirdiğini ve bu saldırıda Celali Neseb ile birlikte Emir Şeriat isimli bir başka istihbarat yetkilisinin de öldürüldüğünü duyurdu.
Celali Neseb’in aynı zamanda İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı merkezi komuta karargâhı “Hatemü’l-Enbiya”nın istihbarat biriminin başındaki isim olduğunu bildirdi.
İsrail ordusu ise her iki ismin de, mevcut savaşta İran’ın askeri operasyonlarını yöneten “Hatemü’l-Enbiya” karargâhındaki üst düzey istihbarat yetkilileri olduğunu öne sürdü.
Açıklamada Celali Neseb’in bu göreve, savaşın önceki döneminde öldürülen eski istihbarat başkan yardımcısı Salih Esedi’nin ardından getirildiği belirtildi. İsrail ordusu, Celali Neseb ile Emir Şeriat’ın İran askeri istihbarat yapısındaki kilit isimler arasında bulunduğunu savundu.
“Hatemü’l-Enbiya” karargâhı, İran Silahlı Kuvvetleri’nin en üst düzey operasyonel komuta merkezi olarak biliniyor. Bu yapı, ordu ile Devrim Muhafızları arasındaki operasyonel koordinasyonu sağlamak ve ABD ile İsrail’e karşı yürütülen askeri süreci yönetmekten sorumlu kabul ediliyor.
Gözlemciler, bu düzeyde bir istihbarat yetkilisinin öldürülmesinin, özellikle hedef tespiti ve operasyon yönetiminde kritik rol oynayan İran askeri istihbarat ve komuta-kontrol yapısı üzerinde olumsuz etki yaratabileceğini değerlendiriyor.
Celali Neseb’in öldürülmesi, savaşın başlamasından bu yana İranlı askeri ve istihbarat liderlerine yönelik düzenlenen operasyonlar zincirinin son halkalarından biri olarak görülüyor.
Tırmanan gerilimle birlikte analistler, askeri ve istihbarat kadrolarına yönelik suikast ve hedefli saldırıların, İran’ın askeri operasyonları yönetme ve yönlendirme kapasitesini zayıflatmaya dönük savaş stratejisinin en belirgin unsurlarından biri haline gelebileceğini düşünüyor.