İran’a savaşı Rusya için beklenmedik bir “can suyu” oldu
Orta Doğu’daki askeri gelişmelerin etkileri bölgeyle sınırlı kalmıyor, kâr ve zarar hesapları söz konusu olduğunda sınırları aşıyor.
İran savaşıyla alaklı kar zarar durumu, Ukrayna’da sürdürdüğü savaşla bağlantılı mali baskılarla karşı karşıya olan Rusya için de geçerli. Çünkü Politico gazetesinde yer alan ve El Ayn Haber’in incelediği habere göre Moskova, Amerikan-İran gerilimi nedeniyle petrol fiyatlarının yükselmesiyle birlikte beklenmedik bir ekonomik fırsatla karşı karşıya kaldı.
Geçen haftadan önceki cumartesi günü İsrail ve ABD, İran’a saldırı düzenledi. Tahran’ın karşılık vermesi ve çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşmesiyle birlikte Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği durdu, bu da petrol fiyatlarının sert şekilde yükselmesine yol açtı.
Petrol fiyatları yükselmeden önce ekonomik baskılar
Yılın başından itibaren Moskova artan ekonomik zorluklarla karşı karşıyaydı. Son yıllarda Ukrayna’daki savaşın maliyeti yükseldi ve bu durum kamu bütçesi üzerinde baskı oluşturdu.
Geçtiğimiz aylarda enerji gelirlerinin bir kısmındaki düşüşe ek olarak, Batı yaptırımlarının etkisi, faiz oranlarının yükselmesi ve iş gücü yetersizliği ekonomik tabloyu daha da karmaşık hale getirdi.
Ancak Orta Doğu’daki son gelişmeler ve İsrail ile ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaş, İran petrol tesislerinin hedef alınması ve dünyanın en önemli enerji ticaret yollarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatın aksaması sonrasında küresel petrol fiyatlarının belirgin şekilde yükselmesine neden oldu. Bu da fiyatları 2022’den bu yana en yüksek seviye olan varil başına 100 doların üzerine taşıdı.
Olası ekonomik kazanç
Politico’ya göre petrol fiyatlarındaki yükseliş, Ukrayna’daki dört yıllık savaşın maliyetinin iç ekonomik krize yol açma tehdidi oluşturduğu kritik bir anda Rusya için devasa bir ekonomik kazanç anlamına geliyor.
Bu çerçevede gazete, yalnızca birkaç hafta önce Rus ekonomik elitleri arasında karamsarlığın hâkim olduğunu belirtti. Rusya Maliye Bakanlığı’nın bütçe planının, bu yıl için ülkenin ana ihracat karışımı olan Ural petrolü için varil başına 59 dolarlık temel fiyat öngördüğünü aktardı.
Ancak ocak ayında enerji gelirleri 2020’den bu yana en düşük seviyesine geriledi ve bu da vergi gelirlerindeki zayıflığı artırdı.
Batı yaptırımları, yüksek faiz oranları ve iş gücü eksikliği nedeniyle ekonomi üzerindeki baskılar artarken, zararın nasıl hafifletileceği konusunda Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası arasında gerilim giderek belirginleşti.
Carnegie Rusya Avrasya Merkezi’nde kıdemli araştırmacı olan Sergey Vakulenko, “Durum kesinlikle bir çöküş değildi” dedi. Ancak hükümetin zor seçeneklerle karşı karşıya olduğunu, harcamaları kısmak, vergileri artırmak ve hatta askeri harcamaları azaltmayı düşünmek zorunda kaldığını söyledi.
Vakulenko, Politico’ya yaptığı açıklamada, “Ukrayna’daki savaşı durdurmak kesinlikle gündemde değildi. Ancak bu konuda bile Rusya’nın ‘harcamaları biraz daha rasyonelleştirmek’ zorunda kalacağı netleşmişti” dedi.
Petrol piyasasında dönüşümler
Eski Enerji Bakan Yardımcısı ve sürgündeki Kremlin muhalifi Vladimir Milov ise, “Moskova bir anda bu hediyeyi aldı. Can damarını buldular” dedi.
Aynı kaynağa göre Batı yaptırımları nedeniyle indirimli satılmak yerine, Rus ham petrolü artık yüksek fiyatlarla satılabilir. Çünkü başlıca alıcıları olan Hindistan ve Çin, tedariki güvence altına almak için yarışıyor.
Geçen cuma günü ABD Hazine Bakanlığı, “küresel piyasaya petrol akışının sürmesini sağlamak” amacıyla Hindistan’ın Rus ham petrolü satın almasına izin veren 30 günlük bir muafiyet yayımladı.
Bir gün sonra Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD’nin “Rus petrolü ithalatına yönelik yaptırımları kaldırabileceğini” söyledi. Bu, geçen yıl Rus enerji ürünlerini satın alan ülkeleri cezalandıran politikaya kıyasla köklü bir değişim anlamına geliyor.
Geçen hafta Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Rusya güvenilir bir petrol ve doğal gaz tedarikçisi olmaya devam ediyor” dedi ve Rus enerji ürünlerine olan talebin arttığını ekledi.
Aynı zamanda Kremlin danışmanı Kirill Dmitriyev de X platformundaki bir dizi paylaşımında “petrol tsunamisinin daha yeni başladığını” söyleyerek Avrupa’nın Rus enerji tedarikini kesme kararını eleştirdi ve bunu “stratejik hata” olarak nitelendirdi.
Bununla birlikte enerji uzmanları, Rus ekonomisi üzerindeki muhtemel olumlu etkinin büyük ölçüde fiyat artışlarının ne kadar süreceğine bağlı olduğunu düşünüyor. Petrol fiyatları uzun süre yüksek kalırsa, bunun devlet gelirlerine daha büyük ölçüde yansıması mümkün olabilir.
Ancak yükseliş geçici olursa, etkisi yalnızca kısa vadede ekonomik baskıların hafiflemesiyle sınırlı kalabilir.