İnsansız deniz araçları ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı mayınlardan temizlemek için yeni silahı
ABD, deniz gücündeki modern testlerden birinde, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini yeniden sağlamak için insansız sistemlerden oluşan bir filoya güveniyor.
ABD’nin askeri doktrinindeki dönüşüm, hazırlıklar tamamlanmadan başladı. Dört mayın tarama gemisini emekliye ayıran Amerikan donanması, yeni kıyı savaş gemilerinin tamamını henüz Körfez’e konuşlandırmadı. Bu nedenle bugün geniş çaplı operasyonlarda sayıları sınırlı kalan insansız sistemlere dayanıyor.
Analistler, filonun “son yılların en düşük mayın temizleme hazırlık seviyesinde” olduğunu belirtirken, bazı eski komutanlar bu değişimin zayıflık değil, askeri anlayışta modernleşme anlamına geldiğini savunuyor. New York Post’a göre, askeri çevrelerdeki değerlendirmeler yeni sistemlerin sayıca az olsa da daha yüksek hassasiyet sunduğu ve insan kaybı riskini azalttığı yönünde.
Üç Katmanlı İnsansız Sistem
Planın merkezinde deniz tabanından yüzeye kadar koordineli çalışan üç katmanlı insansız araç yapısı bulunuyor.
İlk katmanda, torpidoya benzeyen insansız su altı araçları yer alıyor. Bu araçlar, yüksek çözünürlüklü sonar sistemleriyle deniz tabanını tarıyor ve yeni yerleştirilmiş mayınlarla eski metal veya kaya parçalarını ayırt edebilen üç boyutlu haritalar çıkarıyor. Günlük binlerce metrekarelik alanı tarayabilen sistemler, tehdit verilerini anlık olarak operasyon merkezine aktarıyor.
İkinci katmanda, yandan taramalı sonar çeken insansız su üstü araçları bulunuyor. Bunlar, ticari gemilerin geçişinden önce dar koridorlar açarak güzergâhların güvenliğini doğruluyor.
Üçüncü katmanda ise lazer ve manyetik sensörlerle donatılmış helikopterler görev yapıyor. Bu hava araçları, yüzeye yakın sularda yüzen veya yarı batık halde bulunan ve özellikle büyük petrol tankerlerini hedef alabilecek mayınları arıyor.

En Zor Aşama: Etkisiz Hale Getirme
Mayınların tespit edilmesi operasyonun yalnızca ilk aşaması olarak görülüyor. İnsansız sistemler mayın sahasının haritasını çıkardıktan sonra daha uzun ve karmaşık süreç başlıyor.
Bu aşamada uzaktan kumandalı “mayın imha robotları” devreye giriyor. Robotlar hedefe yaklaşarak ya yönlendirilmiş patlayıcıyla mayını bulunduğu yerde infilak ettiriyor ya da gövdesini delerek batırıyor ve patlama mekanizmasını devre dışı bırakıyor.
Ancak bu işlem sonrasında bile risk tamamen ortadan kalkmıyor. Patlayıcı madde imha ekipleri, mayın parçalarını tek tek denizden çıkararak geçiş koridorlarını temizlemek zorunda kalıyor. Bu süreç, tüm zincirin en yavaş halkası olarak değerlendiriliyor.
Aylar Sürebilir
Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı kaynaklarının The Washington Post’a verdiği bilgilere göre, boğazın tamamen temizlenmesi altı aya kadar sürebilir.
Yakın dönem savaş simülasyonları, mayınların yerinin iki hafta içinde tespit edilebileceğini ancak etkisiz hale getirme ve enkaz kaldırma işlemlerinin aylarca uzayabileceğini gösteriyor. Özellikle Amerikan güçlerinin, İran’ın mayın döşenen alanlara ilişkin iddialarını sahada doğrulaması gerektiği, aksi halde yanlış bilgi savaşının süreci yavaşlatabileceği belirtiliyor.
Bu tablo, Hürmüz Boğazı'nı Washington’un benimsediği “insansız savaş” doktrininin gerçek bir laboratuvarına dönüştürüyor. Deniz altında ve üstünde görev yapan insansız araçlar, Amerikan donanmasının gözü ve kolu olarak görülüyor. Her saatlik gecikmenin ise enerji maliyetlerini artırdığı ve rakip tarafa yeni baskı kozları verdiği değerlendiriliyor.