Partisinin ön seçim toplantısında konuşan İmamoğlu'ndan çıkış: Yeni bir döneme giriyoruz

Partisinin ön seçim toplantısında konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “CHP’yi siyaset sahnesini onlara bırakır zannettiler. Aday belirleyeceğimiz için büyük bir korkuya kapıldılar” ifadelerini kullandı.
Partisinin genel merkezinde düzenlenen ön seçim toplantısında açıklamalarda bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, adaylık gündemine yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu.
Sözlerine “Bugün, partimizin, Türkiye tarihinde ilk kez, dünyada çok az, cumhurbaşkanı adayını bir partinin üyeleri seçsin diye yola çıkışının ilk günü, ilk duyurusu” diyerek başlayan İmamoğlu, “Cumhurbaşkanı adayımızı belirleyecek ve büyük ve kutlu bir yolculuğu başlatacağız” ifadelerini kullandı.
"BÜYÜK BİR KORKUYA KAPILDILAR"
İmamoğlu, “Partimiz, aday belirleme kararı verdi. Genel Başkanımız, bu kararı duyurduğundan beri, toplumda büyük bir heyecan oluştu. Halkımız, bu iktidarın rakipsiz olmadığını, bir seçeneğinin olduğunu gördü ve umutlandı. Rakibimiz ise büyük bir panik yaşıyor. Çünkü onlar, kendilerini rakipsiz zannettiler. Rakiplerini kendileri belirleyebilir zannettiler. İktidarlarını sonsuz zannettiler. CHP’yi birliğini sağlayamaz, kendi iç gerilimlerinde boğulur, siyaset sahnesini onlara bırakır zannettiler. Aday belirleyeceğimiz için, büyük bir korkuya kapıldılar” diye konuştu.
Açıklamalarında Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in gözaltına alınmasına ve CHP’li belediyelere dönük diğer baskılara değinen İmamoğlu, “Türkiye'de bunlar, çok kötü işlere bizleri alıştırmak istiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, bunun sürdürülemez olduğunu görecekler. Hepsine bunu sürdüremeyeceklerini biz göstereceğiz. Bu salondaki insanlar ve onların yoldaşları gösterecek” dedi.
Sandık vurgusu yapan İmamoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
“Türkiye'de her şey çok hızlı değişir. O sandık eninde sonunda milletin önüne gelecek. Siyaseti dizayn etmeye çalışan, başta Cumhurbaşkanı ve bu yönetim anlayışı, o gün anlayacaklar ki, bu milletimizin, bu dahi milletimizin, Türk milletinin o kafasında hiçbir şeyi dizayn edememişler. Tarihin neyini yaşayacaklar biliyor musunuz? Tarihin en büyük hezimetini yaşayacaklar. Birkaç sene çabuk geçer. Zannediyorlar ki, karşılarında pes edecek bir insan grubu var. Asla yok. Tarihin en büyük hezimetini onlara yaşatacak olan, buradaki insanların temsil ettiği on milyonlarca insanım var. Buradan net olarak ifade etmek isterim. Onlara ‘güle güle’ demeyi, onları göndermeyi dört gözle bekliyorum. Bu hukuksuz uygulamaların, bu kötü uygulamaların, tekrar ifade edeyim ki, 86 milyon insanımızdan, ‘Şu bir kişinin de başına gelsin’ diyecek hiç kimse bu salonda yok. ‘Bir kişinin bile başına gelmesin’ diyecek insanlar burada. O bakımdan biz, hukukun üstünlüğüne inanıyoruz ve bu yolda mücadelemizi vermeye devam edeceğiz.
Partimizin, bu büyük çatının bize verdiği sorumlulukla çıktığımız bu yolculukta çok derin, çok büyük sorumluluklarımız, zorluklarımız, meşakkatli bir yolculuğumuz olacak. Hepimiz bir kavşaktayız. Tarihimizin önemli bir kavşağında. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında, geleceğin rotasını tayin etmenin eşiğindeyiz. 102 yıl önce, büyük bir yıkımın ardından, bitap düşmüş bir memleketin ekonomisini, adaletini, birliğini inşa etme sorumluluğuyla karşı karşıya olan Mustafa Kemal ve arkadaşlarının iradesine, azmine, kararlılığına hep birlikte bugün yine ihtiyacımız var. Kıymetli yol arkadaşlarım; bugün yine, yeniden, hep birlikte yola çıkıyoruz. Dünya yeniden kurulurken, biz de Türkiye’nin bu yeni dünyada nasıl yer alacağına karar vereceğiz. 102 yıldır en önemli kavşaklarda, en hayati kararları CHP verdi. 1923’ten beridir, yasalar önünde herkesin bir diğeriyle eşit vatandaş olduğu bir Cumhuriyet’te yaşıyor olmamızda bizim imzamız var, partimizin imzası var. Millet iradesine dayanan bir devletin ve vatandaşlık esasına dayalı bir milletin inşa edilmesinde de CHP’nin iradesi var. 1923’te İzmir İktisat Kongresi’nde, 1929’da dünya ekonomik bunalımında doğru tepkiler vererek, milli bir ekonominin kurulmasında da bizim imzamız var. Ülkede sermayenin çok kıt olduğu koşullarda kurulan ulaşım alt yapısında, temel ihtiyaçların üretimi için açılan fabrikalarda, bankalarda, iktisadi teşekküllerde de bizim imzamız var.
"MİLLETİN İKTİDARINI KURACAĞIZ"
23 Mart’ta birliğini, dirliğini sağlamış bir CHP olarak iktidar yoluna çıkıyoruz. Kurucumuz, önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesine yürekten bağlı bir parti olarak, ilk adımı üyelerimizin çizeceği yol haritasına uygun olarak atacağız. Üyeler partilerin, vatandaşlar ülkenin sahibidir. Onlar ne derse o olur. Milletimiz, devletin efendisidir. Millet ne derse o olur. Cumhuriyet, herkes bu duyguyu, bu özgüveni hissetsin, yöneticiler vatandaş karşısında hadlerini bilsinler diye kuruldu. Demokrasi bunun için var. 23 Mart’ta ülkenin dört bir yanında gerçekleştireceğimiz demokrasi şöleni milletin umudu, sandık korkusu yaşayanların kabusu olacak. Biz CHP’liler, bu bozuk düzeni değiştirme kararlılığımızı göstereceğiz, sonra gerisi çığ gibi gelecek. 23 Mart’ta önseçim sandığından çıkacak, tüm üyelerimizi de arkamıza alıp, memleketin dört bir yanında toplumun tüm kesimleriyle buluşacağız. Partizanlık yapmayacak, hep birlikte kurtuluş mücadelemizi çoğalta çoğalta, büyüte büyüte milletin Türkiye’yi ayağa kaldıracak iktidarını kuracağız.
“YOLA ÇIKIYORUZ”
Buradan aziz milletimize de seslenmek isterim. İsraf, iş bilmezlik ve kibrin sebep olduğu ekonomik krizden, yaşanan derin yoksulluktan, her gün kriz yaratan siyasetten, giderek artan toplumsal çürümeden, adalet, eğitim ve sağlık sistemlerimizdeki çöküşten, her yere üşüşmüş olan mafya ve çetelerden, iş kazasında, yangında, depremde ihmal sebebiyle yaşanan ölümlerden ve sonu hiç gelmeyecekmiş gibi duran bu karanlıktan yorulmuş, bitap düşmüş olan büyük milletimize sesleniyorum: Müsterih olun, içinizi ferah tutun. Şafak söküyor. Uzun ve zahmetli bir yola çıkıyoruz. Bu düzeni değiştirmek, umudu ve güveni yeniden inşa etmek, artık bu karanlıktan yorulan milletimizi iyileştirmek, Türkiye’yi dünyada hak ettiği noktaya yükseltmek için hep birlikte büyük bir yola çıkıyoruz. Bir derdimiz, bir davamız, bir hayalimiz var. Derdimiz Türkiye’dir. Davamız devleti güçlü, demokratik ve adil, milletimizi huzurlu ve özgür kılmaktır. Hayalimiz, ülkemizi dünyanın en güçlü ve en zengin ülkeleri arasında görmektir”