Hürmüz’de yeni risk: Bu kez hedef petrolden çok veri akışı
Dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, artık yalnızca petrol ve doğal gaz sevkiyatının değil, küresel internet altyapısının geleceğinin de tartışıldığı bir merkez haline geldi.
Son dönemde İran'dan gelen açıklamalar ve Devrim Muhafızları'na yakın çevrelerde dile getirilen öneriler, teknoloji şirketleri ile uluslararası yatırımcıların dikkatini bölgedeki deniz altı fiber optik kablolara çevirdi.
Küresel veri trafiğinin önemli bir bölümünü taşıyan bu kablolar, Avrupa, Asya ve Körfez ülkeleri arasındaki internet bağlantılarının omurgasını oluşturuyor. Uzmanlar, Hürmüz'de yaşanabilecek herhangi bir güvenlik krizinin yalnızca enerji piyasalarını değil, internet erişiminden finans sistemlerine kadar geniş bir alanı etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
İran'da Devrim Muhafızları'na yakın medya kuruluşlarında yayımlanan değerlendirmelerde, Hürmüz Boğazı'ndan geçen deniz altı kablolarından geçiş ücreti alınması ve bazı hizmetlerin İran denetimine tabi tutulması yönünde çağrılar yapıldı. Söz konusu öneriler resmi bir uygulamaya dönüşmüş değil ancak uluslararası teknoloji sektöründe yeni bir jeopolitik risk başlığı olarak değerlendiriliyor.
Teknoloji devleri alternatif arayışında
Amazon, Google, Meta ve Microsoft gibi şirketlerin son dönemde bölgedeki bağlantı altyapılarını yeniden değerlendirdiği belirtiliyor. Özellikle yapay zekâ sistemlerinin büyümesiyle birlikte veri merkezleri arasındaki kesintisiz bağlantının önemi daha da arttı.
Uzmanlara göre Hürmüz'e olan bağımlılığı azaltmak teknik olarak mümkün olsa da alternatif kara hatlarının kurulması ve yeni deniz altı güzergâhlarının devreye alınması milyarlarca dolarlık yatırım gerektiriyor. Ayrıca bu projelerin tamamlanmasının yıllar sürebileceği ifade ediliyor.
Dünya genelinde 500'den fazla deniz altı kablosundan oluşan ağ, uluslararası veri trafiğinin büyük bölümünü taşıyor. Bu altyapı daha önce deprem, gemi çapaları, balıkçılık faaliyetleri ve çeşitli kazalar nedeniyle birçok kez zarar gördü. Uzmanlar, fiziksel altyapının sanıldığından çok daha kırılgan olduğuna dikkat çekiyor.
Yapay zekâ yatırımları için kritik eşik
Körfez ülkeleri son yıllarda yapay zekâ ve veri merkezi yatırımlarına milyarlarca dolar ayırdı. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar, küresel teknoloji şirketleriyle ortak projeler yürütüyor.
Bölgedeki veri merkezlerine hizmet veren çok sayıda büyük deniz altı kablosunun Hürmüz Boğazı'ndan geçmesi, olası bir kriz durumunda dijital ekonominin de baskı altına girebileceği yorumlarını beraberinde getiriyor. Yapay zekâ modellerinin eğitimi, bulut bilişim hizmetleri, uluslararası ödeme sistemleri ve finansal veri akışı gibi kritik alanlar bu altyapıya doğrudan bağlı durumda.
Sektör uzmanları, yeni dönemde hükümetlerin ve teknoloji şirketlerinin tek bir stratejik geçiş noktasına bağımlılığı azaltmak amacıyla alternatif fiber ağlara ve farklı güzergâhlara yönelik yatırımları hızlandırmasını bekliyor.
İnternet için yeni “dar boğaz” endişesi
Hürmüz Boğazı uzun yıllardır küresel enerji güvenliğinin en hassas noktalarından biri olarak görülüyordu. Ancak son gelişmeler, bölgenin artık dijital dünyanın da kritik geçiş kapılarından biri olduğunu ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre deniz altı kablolarına yönelik herhangi bir doğrudan müdahale olmasa bile, bölgede yaşanabilecek askeri gerilimler, sigorta maliyetlerini artırabilir, bakım çalışmalarını geciktirebilir ve veri trafiğinde yavaşlamalara neden olabilir.
Bu nedenle küresel teknoloji şirketleri, enerji piyasalarının yıllardır yaşadığı "Hürmüz riski" ile benzer bir tehdidin artık internet altyapısı için de ortaya çıkabileceği değerlendirmesini yapıyor.