Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'ten Enflasyon, Rezerv ve Konut Hamlesi Açıklaması
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dezenflasyon sürecinin sürdüğünü belirterek kira enflasyonunun yıl sonunda yüzde 30 civarına ineceğini açıkladı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, CNN Türk ekranlarında katıldığı programda ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Orta Doğu'daki savaşın küresel ekonomiye etkilerinden Türkiye'nin enflasyon görünümüne, rezerv politikalarından bütçe disiplinine kadar birçok başlığı ele alan Şimşek, savaşın enerji ve emtia fiyatları üzerinden enflasyonu artıran çok boyutlu bir şok olduğunu ifade etti. Türkiye'nin bu süreçte rezervlerini güçlendirdiğini, bütçe açığını düşürdüğünü ve makro finansal riskleri yönetmek için tamponlar oluşturduğunu belirten Şimşek, dış gelişmelere rağmen enflasyonla mücadelede genel eğilimin aşağı yönlü olduğunu vurguladı.
Orta Doğu'daki Savaşın Küresel Fiyatlamalara Etkisi
Orta Doğu'daki savaşın sadece ham petrol ve doğal gaz sevkiyatını etkileyen bir durum olmadığını belirten Şimşek, Hürmüz Boğazı çevresinde ciddi bir petrokimya ve gübre üretimi bulunduğunu hatırlattı. Gübre üretiminin üçte birinden fazlasının bu bölgede yapıldığını ve çip üretiminden giyimdeki polyestere kadar birçok ham maddenin burada işlendiğini aktaran Şimşek, bu durumun dünyanın her yerindeki fiyatlamayı etkilediğini söyledi. Savaşın küresel büyümeyi etkileyen, enflasyonu ve küresel faizleri yükselten çok boyutlu bir şok olduğunu ifade eden Şimşek, Türkiye gibi petrokimya ürünlerini dışarıdan temin eden ülkelerin dış dengesinin bozulduğunu ve ihracat yapılan bir bölge olması nedeniyle ticaretin dolaylı olarak etkilendiğini dile getirdi.
Başlangıçta birkaç hafta sürmesi beklenen savaşın 200 günü geride bıraktığını ve öngörülenden uzun sürdüğünü belirten Şimşek, bu şokun etkisinin geçmişte yaşananlardan daha büyük olduğunu vurguladı. Şimşek, bu şok yaşanmasaydı enflasyonun yüzde 20'nin biraz altında veya üzerinde olma ihtimalinin yüksek olduğunu, ancak bugünkü fiyatlamalarla en az 5 puanlık ilave bir etki oluştuğunu ve süreç uzadıkça etkilerin daha da yoğunlaşabileceğini ifade etti.
"ŞOKLARA KARŞI REZERV BİRİKTİRDİK"
Ekonomik modellerin karmaşık dünya koşullarında her zaman öngörülebilir sonuçlar vermediğini belirten Şimşek, geçen yıl hazırlanan Orta Vadeli Program (OVP) sırasında uluslararası kurumların 2026 yılı için petrolün varil fiyatını 65 dolar olarak beklediğini, ancak fiyatın 118 doları bulduğunu hatırlattı. Geçen yıl yaşanan zirai don ve yaz kuraklığının da meyve ve tarım ürünlerini vurduğunu söyleyen Şimşek, enflasyon hedeflerinde bu tür dış şokların ve yapısal konuların etkili olduğunu belirtti.
OVP'nin tasarımında önceliğin makro riskleri yönetmek olduğunu ifade eden Şimşek, 2023 yılında yaşanan büyük depremin ardından Türkiye'nin ciddi bir kaynak ihtiyacı doğduğunu, bu kaynağın piyasadan elde edilmemesi durumunda enflasyonun üç haneye çıkma ihtimali bulunduğunu aktardı. 2023 ve 2024 yıllarında önceliği makro finansal ihtiyaca verdiklerini, 2024 ve 2025 yılları için ise amacın dezenflasyonun başlaması ve cari dengenin yönetilebilir düzeyde tutulması olduğunu belirten Şimşek, bu doğrultuda şoklara karşı tamponlar inşa ederek rezerv biriktirdiklerini söyledi.
"MB REZERVİMİZ 160 MİLYAR DOLAR"
Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın zorluklarına ve sürekli yaşanan şoklara dikkat çeken Şimşek, brüt rezervlerin 2023 yılının ortasında yaklaşık 98,5 milyar dolar seviyesinde olduğunu, şubat ayı sonunda ise zirve yaparak 210 milyar dolara kadar çıktığını açıkladı. Savaşın etkisiyle rezervlerin şu anda 160 milyar dolar seviyesine gerilediğini belirten Şimşek, bu rakamın düşmüş haliyle bile 2023 ortasına göre çok ciddi bir artışı ifade ettiğini vurguladı.
Rezervlerin yeterliliği konusunda farklı ölçütler bulunduğunu ifade eden Şimşek, normal şartlarda rezervlerin üç aylık ithalata yetmesinin yeterli kabul edildiğini, Türkiye'nin mevcut rezervlerinin ise yaklaşık beş aylık ithalata karşılık geldiğini söyledi. Ancak bir yıl vadeye kadar olan kısa vadeli dış borçların tamamının rezervlerle ödenip ödenemeyeceği kriterine bakıldığında, daha önce yüzde 80 seviyesine kadar ulaştıklarını, şu an ise bu oranın bir miktar gerisinde olduklarını sözlerine ekledi.
"KKM ÖNEMLİ BİR YÜKÜMLÜLÜKTÜ"
Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasının devlet için koşullu bir yükümlülük olduğunu ve zirve döneminde 143 milyar dolara ulaştığını belirten Şimşek, bu sistemin temmuz-ağustos ayları itibarıyla tamamen kapandığını hatırlattı. Türkiye'nin bilançosunun sadece KKM üzerinden 143 milyar dolar iyileştiğini ifade eden Şimşek, geçmişte yaşanabilecek ciddi bir kur hareketinin Merkez Bankası tarafından para basılarak karşılanması zorunluluğunun enflasyonist bir etki yarattığını, ancak o dönemin artık geride kaldığını söyledi.
Bütçe disiplininin önemine de değinen Şimşek, geçen yıl milli gelir 100 lira olarak kabul edildiğinde bütçe açığını 2,9 liraya düşürdüklerini açıkladı. 2023 ortasında deprem, seçim süreci, EYT ve KKM'nin devam etmesi gibi etkenlerle tedbir alınmaması halinde bütçe açığının 9,8 lira olacağının öngörüldüğünü belirten Şimşek, alınan tasarruf ve diğer mali tedbirlerle bu oranı 5 liraya düşürdüklerini ifade etti.
Enflasyon Beklentileri ve Konut Arzı Hamlesi
Enflasyon beklentileri konusunda şahsi bir tahminde bulunmanın doğru olmayacağını, Merkez Bankası gibi sorumlu kurumların ürettiği tahminleri referans aldıklarını belirten Şimşek, Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 26, piyasa beklentisinin ise yüzde 28-29 civarında olduğunu söyledi. Aylık enflasyon oranının yüzde 1,20'ye düştüğünü hatırlatan Şimşek, 2022 sonunda yüzde 64 küsur olan enflasyonun, yaşanan büyük petrol şoku ve savaşa rağmen dezenflasyon sürecine girdiğini aktardı. Şimşek, enflasyonun 2023'te yüzde 65 civarında olduğunu, 2024'te 44 civarına, geçen sene ise 31 civarına indiğini ifade etti.
Vatandaşın harcamalarının yüzde 67'sini kira, gıda ve ulaştırma kalemlerinin oluşturduğunu, en düşük yüzde 20'lik gelir grubunda bu oranın yüzde 77'ye çıktığını belirten Şimşek, konut arzını artırmaya yönelik çalışmalara dikkat çekti. Deprem bölgesinde kira enflasyonunun bir dönem yıllık yüzde 118'lere kadar çıktığını, 2023 sonunda ise Türkiye çapında kira enflasyonunun yüzde 108,6 seviyesinde olduğunu hatırlatan Şimşek, deprem bölgesinde bu yıl 120 bin, toplamda ise 620 bin konutun teslim edileceğini açıkladı.
Kira Enflasyonunda Yıl Sonu Beklentisi Yüzde 30
Ülke genelinde manşet enflasyon yüzde 32-33 civarındayken kira enflasyonunun yüzde 50'nin biraz altında seyrettiğini belirten Şimşek, bu sorunu çözmek için kamu kaynaklarıyla yeni bir sosyal konut hamlesi başlattıklarını duyurdu. Önceden başlatılan kampanyalar kapsamındaki en az 250 bin konuta ek olarak 500 bin sosyal konut daha yapılacağını açıklayan Şimşek, önümüzdeki iki yıl içinde özel sektör haricinde kamu kaynaklarıyla 750 bin ila 800 bin konutun devreye alınmasıyla konuta erişim sorununun büyük oranda çözüleceğini ve bu yıl sonu itibarıyla kira enflasyonunun yüzde 30 civarına ineceğini söyledi.
Gıda Enflasyonu ve Yapısal Dönüşüm
Gıda fiyatlarının mevsimsel boyutları olduğunu ve Türkiye'nin gıda ithalatı konusunda muhafazakar davrandığını belirten Şimşek, gıda arzını artırmak için 45 ilde organize tarım bölgeleri yapısını başlattıklarını ve sera üretimini artırma çabasında olduklarını ifade etti. Tarladaki üretimin tüketiciye ulaşması sürecinde fire problemi yaşandığını ve gıda enflasyonunun arz ve tedarik zinciriyle ilgili yapısal dönüşüm gerektirdiğini söyleyen Şimşek, organize tarım bölgelerinden önümüzdeki 2-3 yıl içinde sonuç almayı beklediklerini aktardı.
Çin haricinde iki yılda devlet kaynaklarıyla 650 bin konut üretecek başka bir ülke sayılamayacağını belirten Şimşek, bütçe yerine dezenflasyonu önceliklendirdiklerini ve eşel mobil sistemini bu nedenle devreye aldıklarını söyledi. Enflasyonun gelir dağılımı eşitsizliği yarattığını, ancak son iki yılda gelir dağılımının eşitlenmeye başladığını ifade eden Şimşek, Cumhurbaşkanının güçlü siyasi iradesi ve desteğiyle bu mücadelede kararlı olduklarını vurguladı.
İhracatçıya ve Reel Sektöre Finansman Desteği
Reel sektörün finansmana erişimde yaşadığı sıkıntıları azaltmak için yoğun çaba harcadıklarını belirten Şimşek, yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı bir yaklaşım sergilediklerini söyledi. 2023 yılında 300 milyon lira olan günlük reeskont kredisi hacmini 15 kat artırarak 4,5 milyar liraya çıkardıklarını, Türk Eximbank'ın sermayesini ise 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya yükselttiklerini açıkladı.
Piyasada ticari kredi faiz oranlarının yüzde 50 seviyelerinde olmasına rağmen ihracatçılara reeskont kredileri kapsamında yüzde 23,9 seviyelerinde kredi kullandırdıklarını belirten Şimşek, yüzde 32,6 olan enflasyonun altında bir maliyetle sağlanan bu desteklerin artarak devam edeceğini ve şartlar elverdiğinde finansman maliyetlerinin daha da aşağı çekileceğini ifade etti.
"ÇİFTÇİMİZİN KULLANDIĞI KREDİLERİN FAİZİNİN YÜZDE 70'İNİ HAZİNE KARŞILIYOR"
Çiftçilerin krediye erişimini artırdıklarını ve kullanılan 100 liralık kredinin faiz maliyetinin 70 lirasını Hazine'nin sübvanse ettiğini belirten Şimşek, yılın ilk altı ayında 563 bin çiftçiye kredi kullandırıldığını açıkladı. İlk beş ayda bu krediler nedeniyle yaklaşık 100 milyar liralık faiz yükünü Hazine'nin üstlendiğini söyleyen Şimşek, yıl sonunda bu rakamın 130 ila 150 milyar lira seviyelerine ulaşmasını beklediklerini dile getirdi.
Esnafa yönelik desteklere de değinen Şimşek, Halkbank üzerinden yüzde 50 faiz sübvansiyonlu kredi sağlandığını, yılın ilk altı ayında 71 bin esnafa kredi kullandırıldığını ve sağlanan faiz sübvansiyonu tutarının 29 milyar liraya ulaştığını aktardı.
KOBİ'lerin krediye erişimde yaşadığı teminat sorununu çözmek için Hazine olarak devreye girdiklerini ve bankalara kefil olduklarını belirten Şimşek, KOBİ'ler ve imalatçılar için 20 ayrı kefalet paketi hazırladıklarını ve halihazırda kullanılabilir durumda olan 171 milyar liralık kefalet limiti bulunduğunu açıkladı. Yüksek faiz maliyetlerini aşağı çekmek için yeni adımlar üzerinde çalıştıklarını da sözlerine ekleyen Şimşek, enflasyonun yüzde 30 seviyesine gelmesi durumunda, programın dengesini bozmadan enflasyonun üzerindeki maliyetin bir kısmını bütçeden karşılayacak modeller üzerinde çalışmaların devam ettiğini belirtti.