Tülay Hatimoğulları barış sürecinde somut adım çağrısı yaptı
Hatimoğulları barış sürecinde somut adım çağrısı yaptı. DEM Parti Eş Genel Başkanı, sürecin belirsizliklerle yönetildiğini ve Meclis merkezli adımlar gerektiğini söyledi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin haftalık grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’de yürütüldüğü belirtilen barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hatimoğulları, ortaya çıkan tarihsel imkanın somut siyasal adımlarla desteklenmediğini, sürecin belirsizlikler içinde zamana yayıldığını ifade etti. Önümüzdeki dönemde Meclis merkezli yasal düzenlemelerin belirleyici olacağına dikkat çekti.
İnsan hakları ve demokratik gerileme vurgusu
Konuşmasına Hüseyin Aykol ve Sırrı Süreyya Önder’i anarak başlayan Hatimoğulları, 2025 yılı boyunca demokratik güvencelerin daha fazla zayıflatıldığını söyledi. İnsan hakları ihlallerinin olağanlaştırıldığını belirten Hatimoğulları, kadınlara yönelik şiddetin hız kesmeden devam ettiğini, muhalif belediye başkanları ve yerel yönetimlere yönelik tutuklama ve kayyım uygulamalarının sürdüğünü kaydetti.
İşçiler, emekçiler, gençler ile doğa ve insan hakları savunucularının güvenlik politikalarıyla karşı karşıya kaldığını dile getiren Hatimoğulları, deprem bölgesinde aradan geçen üç yıla rağmen sorunların çözülemediğini ifade etti. Hatay’da elektrik kesintilerinin sürdüğünü, deprem bölgesinde mücbir sebep beklentisinin karşılanmadığını aktardı.
AİHM kararları ve siyasi tutuklular
Hatimoğulları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını belirterek, Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Osman Kavala, Çiğdem Mater ve Can Atalay’ın halen cezaevinde olduğunu söyledi. Konuşmasında Yüksekdağ, Demirtaş, Leyla Güven ve Ayşe Gökhan başta olmak üzere tüm siyasi tutuklulara selam gönderdi.
Öcalan çağrısı ve süreç değerlendirmesi
Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın barış çağrısının önemli bir fırsat sunduğunu, PKK’nin bu çağrıya uyarak kendini feshettiğini ve silahlı mücadele yerine demokratik mücadeleyi esas aldığını hatırlattı. Kürt meselesinde tarihsel bir eşiğin aşıldığını ifade eden Hatimoğulları, buna rağmen iktidar ve devletin 2025’te yaşanan gelişmelere uygun adımlar atmadığını söyledi.
Türkiye’deki temel sorunun, barış için ortaya çıkan tarihsel imkanın somut siyasal karşılık bulmaması olduğunu dile getiren Hatimoğulları, sürecin belirsizliklerle yönetildiğini ve zamana yayıldığını belirtti. Bu yaklaşımın barışı ilerletmediğini vurguladı.
Meclis ve yasal düzenleme çağrısı
Barış sürecinin niyet beyanlarıyla değil, Meclis’ten geçecek bir demokratikleşme ve barış paketiyle ilerleyebileceğini söyleyen Hatimoğulları, ilk etapta hızlı ve somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Abdullah Öcalan’ın özgür iletişim ve haberleşme koşullarının sağlanması gerektiğini belirtti.
Partilerin komisyona sunduğu raporların ardından ortak bir metnin ortaya çıkmasının önemine işaret eden Hatimoğulları, bu raporun kırmızı çizgiler dayatmadan, çözüme hizmet eden bir perspektifle hazırlanması gerektiğini söyledi. Komisyonun Kürt meselesini tüm boyutlarıyla çözemeyeceğini, ancak meseleyi şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekebilecek adımların önünü açabileceğini ifade etti.
Kayyım, yasa ve infaz düzenlemeleri
Hatimoğulları, PKK ve sonuçlarına ilişkin özel bir yasanın çıkarılması gerektiğini dile getirerek, kayyım uygulamalarının derhal sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Ahmet Türk’ün beraatine rağmen Mardin’de kayyım görev süresinin uzatılmasının sürecin ruhuna aykırı olduğunu söyledi.
Demokratik entegrasyon yasasının çıkarılması, infaz hukukunda kapsamlı ve eşitlikçi düzenlemeler yapılması gerektiğini belirten Hatimoğulları, siyasi tutukluların serbest bırakılmasının Meclis ve komisyonun öncelikli gündemi olması gerektiğini ifade etti.