Halep’te Ateşkes Süresi Sona Erdi: Sahada Kırılgan Sükûnet, Diplomatik Temaslar Devam Ediyor
Halep’te Suriye yönetiminin ilan ettiği ve sabah 03.00 ile 09.00 saatleri arasında geçerli olan ateşkes süresi sona erdi. Verilen sürenin dolmasının ardından çatışmaların yoğunlaştığı mahallelerde büyük çaplı bir silahlı tırmanma bildirilmezken, sahadaki
Son durum: Süre doldu, sahada temkinli sessizlik
Suriye’nin kuzeyindeki Halep’te ilan edilen ateşkesin sona ermesinin ardından, çatışmaların merkezinde yer alan Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinden gelen bilgiler, ağır silah kullanımının büyük ölçüde durduğuna işaret ediyor. Ancak yerel kaynaklar, bazı noktalarda askeri hareketliliğin sürdüğünü, tarafların mevzilerini tamamen terk ettiğine dair net bir teyit bulunmadığını aktarıyor. Sahadaki tablo, ateşkesin fiilen sona ermiş olmasına rağmen, kırılgan bir sükûnetin hâkim olduğu yönünde değerlendiriliyor.
Ateşkesin çerçevesi ve uygulama tartışması
Suriye Savunma Bakanlığı’nın duyurusuna göre ateşkes, 9 Ocak sabahı saat 03.00’te yürürlüğe girmiş, silahlı unsurlara saat 09.00’a kadar bölgeden ayrılmaları için süre tanınmıştı. Bu süre içinde, çatışmalara katılan unsurların belirlenen güzergâhlar üzerinden Halep’ten çıkmalarına ve yalnızca kişisel hafif silahlarını yanlarında bulundurmalarına izin verildiği yönündeki bilgiler uluslararası ajanslara yansıdı. Ancak Suriye Demokratik Güçleri cephesinden ateşkesi açık ve yazılı biçimde kabul ettiklerine dair kapsamlı bir açıklama yapılmaması, uygulamanın geleceğine dair soru işaretlerini artırdı.
Çatışmaların insani bilançosu
Halep’te son günlerde yaşanan çatışmalar, sivil nüfus üzerinde ağır bir baskı oluşturdu. Uluslararası insani kaynaklar ve yerel yetkililer, on binlerce kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını, bazı tahminlere göre yerinden edilenlerin sayısının 100 binin üzerine çıktığını belirtiyor. Özellikle kentin kuzey mahallelerinde elektrik ve su kesintilerinin yaygınlaştığı, sağlık merkezlerinin kapasitesinin zorlandığı ve geçici barınma alanlarında temel ihtiyaçlara erişimin sınırlı olduğu ifade ediliyor.
Washington’dan mesaj: Endişe, ardından destek
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, çatışmaların sürdüğü günlerde Halep’teki gelişmeleri “derin endişeyle” izlediklerini açıklamıştı. Ateşkes ilanının ardından yaptığı değerlendirmede ise bu adımı memnuniyetle karşıladıklarını vurgulayan Barrack, sivillerin korunmasının öncelik olması gerektiğini ifade etti. ABD’li temsilci, Washington’un ateşkesin süresi dolduktan sonra da sahadaki gerilimin yeniden tırmanmaması için taraflarla temaslarını sürdürdüğünü, hedeflerinin ateşkesi uzatmak ve daha kalıcı bir sükûnet sağlamak olduğunu belirtti. ABD Dışişleri kaynakları da benzer şekilde, diplomatik girişimlerin yoğunlaştırıldığını ve siyasi diyalog kanallarının açık tutulması gerektiğini kaydetti.
Türkiye’nin tutumu: İzleme ve temkin
Ankara’dan gelen açıklamalarda ise Türkiye’nin doğrudan sahada taraf olmadığı vurgusu öne çıktı. Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, Halep’te yürütülen askeri faaliyetlerin Türkiye’nin katılımı olmaksızın Suriye ordusu tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi. Açıklamada, Türkiye’nin gelişmeleri yakından takip ettiği ve talep edilmesi halinde istikrarı destekleyici adımlar atmaya hazır olduğu ifade edildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da Halep’teki durumun bölgesel güvenlik açısından hassas bir aşamada olduğunu belirterek, sükûnetin kalıcı hale gelmesinin önemine dikkat çekti.
Arka plan: Tıkanan uzlaşı ve artan gerilim
Diplomatik kaynaklar, Halep’teki son çatışmaların arka planında Şam yönetimi ile SDG arasında daha önce gündeme gelen entegrasyon ve yerel güvenlik düzenlemelerine ilişkin sürecin ilerlememesinin bulunduğunu belirtiyor. Taraflar arasındaki güvensizlik, sahada karşılıklı hamleleri tetiklerken, askeri gerilimin kısa sürede sivil alanlara yansımasına neden oldu.
Gözler bundan sonra neye çevrildi
Ateşkes süresinin sona ermesiyle birlikte, Halep’teki krizin yeni bir aşamaya girip girmeyeceği merak konusu. Çatışmaların yeniden alevlenip alevlenmeyeceği, yerinden edilen sivillerin geri dönüşünün başlayıp başlamayacağı ve ABD’nin girişimleriyle yeni bir ateşkes ya da uzatma kararının alınıp alınmayacağı, önümüzdeki saatlerde ve günlerde sahadaki dengeleri belirleyecek temel başlıklar olarak öne çıkıyor.