Fransa ve İngiltere Hürmüz Boğazı için çok uluslu güç kuruyor
Fransa ve İngiltere öncülüğündeki 30 ülke Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamak amacıyla ABD’nin yer almadığı çok uluslu savunma gücü kurma kararı aldı.
ransa Cumhurbaşkanı Macron ve İngiltere Başbakanı Starmer, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğini sağlamak amacıyla ABD’nin dışarıda bırakıldığı çok uluslu bir askeri güç planını Paris'te duyurdu.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Paris’te bir araya gelerek Hürmüz Boğazı’ndaki enerji trafiğini yeniden tesis etmek için dev bir diplomasi trafiği başlattı. Yaklaşık 30 ülkenin liderinin video konferans yöntemiyle katıldığı zirvede, boğazın güvenliği için tamamen savunma odaklı çok uluslu bir gücün konuşlandırılması kararlaştırıldı.
İran'ın 28 Şubat 2026 tarihinde başlayan çatışmaların ardından kritik sevkiyat rotasını kapatması, küresel enerji fiyatlarında keskin bir artışa neden oldu. Paris’teki zirve, ABD’nin diplomatik süreçlerde pasif kaldığı bir dönemde Avrupa ve müttefiklerinin insiyatif alması olarak nitelendiriliyor.
ABD ve İran masada yer almadı
Élysée Sarayı’ndan yapılan açıklamaya göre, oluşturulacak güç için yürütülen görüşmelere çatışmanın doğrudan tarafı olan ABD, İran ve İsrail davet edilmedi. Paris ve Londra, bu hamleyle "üçüncü bir yol" inşa ederek askeri gerilimi düşürmeyi ve ticari gemilerin geçişini garanti altına almayı hedefliyor.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin şahsen katıldığı toplantıda, bölgedeki gemilerde mahsur kalan 20 binden fazla denizcinin durumu da ele alındı. Merz, Almanya’nın prensipte katılım için istekli olduğunu ancak teknik detayların henüz netleşmediğini belirtti.
Askeri komuta haftaya toplanıyor
İngiltere Başbakanlık Ofisi, söz konusu gücün konuşlandırılması için askeri planlama sürecinin başlatıldığını duyurdu. Plan kapsamında, üye ülkelerin genelkurmay başkanları önümüzdeki hafta Londra yakınlarındaki Northwood askeri karargahında teknik detayları görüşmek üzere bir araya gelecek.
Çok uluslu güç, bölgede kalıcı ateşkes sağlandıktan sonra aktif olarak göreve başlayacak. Görevin öncelikli hedefleri arasında mayın temizleme faaliyetleri, ticari konvoylara eşlik etme ve bölgedeki taraflardan saldırı yapılmayacağına dair karşılıklı taahhütlerin takibi yer alıyor.