Ferit Barış Parlak yazdı: Hangimiz şeffafız?
Dünya yazarı Ferit Barış Parlak, son dönemin sıkça kullanılan kavramı şeffaflığı gündemine aldı. Son dönemde yaşanan krediye ulaşamama sorunun çözümünün şeffaflıktan geçtiğini vurguladı.
Şeffaflık son dönemin en çok dile getirilen kavramlarının başında geliyor. Dünya Gazetesi yazarı Ferit Barış Parlak, bu kavram üzerine bir yazı kaleme aldı. Yapılan yanlışların şeffaf olmamayı getirdiğini, şeffaf olmamanın da yeni yanlışlara neden olduğunu dile getirdi. Son dönemde özellikle finansmana erişim konusunda yaşanan sıkıntıların çözümünün şeffaflıktan geçtiğini vurguladı.

Ferit Barış Parlak’ın yazısı şöyle;
Hangimiz şeffafız?
“Maliyetler ve teminat sorunu nedeniyle kredi kullanamıyorum” cümlesini sıkça duyar olduk…
***
KGF eski Genel Müdürü Hikmet Kurnaz, 2007 yılında anlatmıştı:
“Bankacılıkta kredilendirme ilkeleri,
5K olarak tanımlanan karakter, kapital, kapasite, kârlılık ve karşılığa dayanır… Ve bankacı, kredinin geri ödenmesinin, kredinin kullanımı sonucu yapılan doğru yatırıma ve elde edilecek faaliyet gelirine bağlı olduğunu bilir… Ama… KOBİ’lerimizin şeffaflıktan uzak bilanço yapısı, bankacılık sistemimizde mecburen kural değiştiriyor...”

***
Tüm dünya krizdeyken ve teminat sorunu hat safhadayken KGF’nin kefalet sistemiyle devreye girmesinde, 2007 yılında Genel Müdürlük görevini üstlenen (kıdemli bankacı) Hikmet Kurnaz’ın rolü büyüktü… İlk röportajını Dünya’ya vermiş, KGF sisteminin ülke ekonomilerine yaptığı katkıyı ayrıntılarıyla anlatmış, Ekonominin Koordinasyonundan Sorumlu Devlet Bakanı Nazım Ekren’in dikkatini çekmişti… Sonraki gelişmeleri biliyorsunuz…
***
O dönem Kurnaz ile haftada 2-3 kez buluşur, bankacılıkla ilgili deneyimlerini dinleyip, notlar alırdım… (bugünün gündemiyle de uyumlu o notlardan, alıntılar yapmaya devam edeceğim)
***
KGF’nin kefil olduğu onlarca milyar liralık kredinin, Kore/Japonya gibi ülkelerdeki olumlu etkisine yanaşamamasının; Ve hepimize bugün maliyet olarak dönmesinin… Temelinde, alınan kredilerin verimsiz/kalkınma getirmeyen alanlarda kullanımı, yani “şeffaf olmama” sorununun yattığı herkes tarafından biliniyor…
VELHASIL
“Güven”, her kapıyı açıyor…
Moda kelimemiz olmaktan öteye gidemeyen “şeffaflık” ise, gerçeği tüm çıplaklığıyla gösterip “güven” artırabiliyor…
***
Büyümek/gelişmek için finansmana ihtiyaç duyan ama krediye ulaşamayan şirket/girişimci de; Kaynak dağılımını etkin yapamayan idareler de; Verimsizliği/israfı önlememek ve büyük maliyetlerine katlanmak da (vb) sorun büyütüyor… Çözüm yolu ise “şeffaf olmaktan” geçiyor…
***
Yanlışlar şeffaf olmamayı, şeffaf olmamak ise yanlışları getiriyor/büyütüyor…