Ölüm orucundaki avukatın ailesi: Yarın çok geç olabilir, Vücudun zaten çok zayıflamış

Avukat Ebru Timtik’in adil yargılanma hakkı için başladığı ölüm orucunun 153’üncü gününde ailesi “Adil yargılanma talebinin bedeli ölüm olmamalıdır” diyerek adalet talep etti
Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukat Ebru Timtik’in adil yargılanma hakkı için başladığı ölüm orucunun 153’üncü gününde ailesi “Adil yargılanma talebinin bedeli ölüm olmamalıdır” diyerek adalet talep etti.
Avukat Timtik 20 Mart 2019’da ‘silahlı terör örgütü üyesi olmak‘ suçundan 13 yıl altı ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
3 Şubat’ta açlık grevi başlatan ve 5 Nisan’dan beri ölüm orucunda olan Timtik’in ailesi şunları söyledi:
“Bu ülke, çocukları ölüm oruçlarında ölmesin, seslerini duyun diye çırpınan anne-babalarla doludur. Ebru’nun ise açlığını dünyaya duyuracak bir babası yok, o çok küçükken ölmüş. Onları fabrikalarda çalışarak tek başına büyüten, okutan annelerini ise 2016 yılında kanserden yitirdik. Ebru, kardeşi ve hücre arkadaşı olan avukat Barkın Timtik’in gözlerinin önünde adalet isteğiyle günbegün ölüme yürürken bizler, yani Ebru’nun teyzeleri, dayıları, kuzenleri sizlere Ebru için seslenmek istiyoruz. Bedenini açlığa yatırırken ‘Canımız halkımıza emanet’ diyen Ebru, 42 kiloya düşmüş, küçücük kalmış o bedeniyle, ağzında ve vücudunda çıkmış yaraları, çektiği kas ağrılarıyla ölüme direniyor.”
ÇHD Ankara şubesi bugün yargılanma süreciyle ilgili düzenlediği basın toplantısında Timtik ve meslektaşı Aytaç Ünsal’ın Türkiye’deki bütün hukuksuzluklara karşı ölüm orucuna başladığını belirterek şunları söyledi: “Dosya kapsamında suç isnadı olarak ileri sürülen tüm hususlar doğrudan mesleki faaliyetleri ile ilgilidir. Bir yıl boyunca hâkim ve mahkeme yüzü görmeden tutuklu kalan meslektaşlarımız, ilk duruşmanın sonrasında tahliye edilmişler, ancak 24 saat geçmeden tekrar haklarında, hiçbir yeni delil ve gerekçe olmaksızın tutuklama kararı verilmiştir. Tahliye kararını veren hakimlerin sonraki birkaç saat içerisinde kendi tahliye kararlarını geri çekmelerine rağmen görev yerlerinin değiştirilmesi, yargı alanındaki siyasallaşmanın da açık göstergesidir.”
Cumhuriyet’in haberine göre Timtik’in cezaevinden tahliye edilmesi için avukatları, 20 Mayıs’ta Yargıtay 16. Ceza Dairesi’ne başvurmuştu. Başvuru dilekçesinde şu ifadelere yer verilmişti: “İçinde bulunduğumuz pandemi nedeni ile cezaevi koşulları müvekkilim için yaşamsal risk oluşturuyor. Vücudunun zaten çok zayıflamış olduğu, bağışıklık sisteminin tamamen çöktüğü dikkate alındığında, olası bir hastalığı atlatması çok ama çok zor olacaktır. Yarın çok geç olabilir. Yaşamı geri getirmek mümkün değildir ve adaletsizliği telafi olanağı kalmadığında söylediğimiz sözlerin de bir önemi kalmayacaktır.”