Erdoğan'dan Yatırımcılara ve Yurt Dışındaki Vatandaşlara Çağrı: Türkiye'ye Gelin
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen DEİK 39. Genel Kurulu'nda uluslararası yatırımcılara ve yurt dışında yaşayan vatandaşlara Türkiye'ye gelmeleri yönünde çağrıda bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da gerçekleştirilen Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 39. Olağan Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni'nde açıklamalarda bulundu. Erdoğan, konuşmasında ekonomik verilere, dış politika adımlarına ve yürürlüğe giren yeni teşvik paketine değinerek uluslararası şirketlere, girişimcilere ve yurt dışındaki vatandaşlara seslendi.
DEİK'in Dış Ticaretteki Rolü ve Üye Yapısı
Erdoğan, DEİK üyelerine hitaben yaptığı konuşmada kurumun önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Öncelikle 1985 yılından beri özel sektörümüzün dış ekonomik ilişkilerinde lokomotif görevi üstlenen DEİK'imizin siz değerli üyeleriyle bir araya gelmekten duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Bu güzel buluşmaya vesile olan DEİK yönetimine teşekkür ediyor, 39. Olağan Genel Kurulu'nun ülkemiz, milletimiz, iş insanlarımız ve siz değerli üyelerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Kıymetli dostlar malumunuz ticaret diplomasimizin kamu tarafını Ticaret Bakanlığımız yürütürken özel sektör kanadını temsil etme görevini DEİK üstleniyor. 153 iş konseyi, 92 kurucu kuruluşu ve 6 bin üyesiyle Türk özel sektörünün dış ekonomik münasebetlerini başarıyla ifa ediyor. Her fırsatta vurguladığımız üzere Afrika'dan Asya'ya, Güney Amerika'dan Kuzey Amerika'ya bütün buralara yayılan iş konseyleriyle değil aynı zamanda ülkemiz özel sektörünün dünyaya açılan kapısıdır. Kamu özel dayanışması ve ortaklığının en güzel örneklerinden biri olan DEİK'in küresel ölçekteki başarılarıyla daima kıvanç duyduk. Türkiye ile dünya arasında kurduğu ticaret köprülerini gönül köprüleriyle de perçinleyen değil ki hükümetlerimiz döneminde her türlü desteği verdik, veriyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan "
Erdoğan, 23 yıldır olduğu gibi önümüzdeki dönemde de DEİK'le birlikte yol yürümeye ve dayanışma içinde hareket etmeye devam edeceklerini belirtti.
Dış Politika Vizyonu ve 2025 Yılı Diplomasi Trafiği
Dış politika felsefelerinin temelinde Hazreti Mevlana'nın pergel metaforunun bulunduğunu söyleyen Erdoğan, iç siyasette Ankara'ya sıkışıp kalmadıklarını, dış politikada ise korkular, düşmanlıklar ve önyargılarla hareket etmediklerini dile getirdi. Komşulardan başlayarak tüm ülkelerle ilişkileri karşılıklı saygı ve kazan-kazan temelinde geliştirmenin çabası içinde olduklarını, ihtilaflar yerine müşterekleri çoğaltmaya odaklandıklarını belirten Erdoğan; Afrika, Latin Amerika ve Asya gibi daha önce ihmal edilmiş coğrafyalarla ilişkilerde yeni açılımlara imza attıklarını, vizeleri kaldırarak ve diplomatik misyon sayısını artırarak ticari, beşeri, kültürel ve ekonomik münasebetleri güçlendirdiklerini vurguladı.
Sadece 2025 yılında şahsen 22 ülkeye ziyaret gerçekleştirdiğini ve 26 zirveye iştirak ettiğini açıklayan Erdoğan, bu yoğun trafiğe yüzlerce telefon görüşmesinin dahil olmadığını sözlerine ekledi. Erdoğan, bir yandan yurt içinde il ziyaretleri, açılış törenleri ve toplantılar vasıtasıyla vatandaşlarla kucaklaşırken, diğer yandan Türkiye'yi bölgesel ve küresel anlamda daha güçlü bir aktör haline getirecek hamlelere devam ettiklerini aktardı.
İhracat Rakamları ve Ekonomik Büyüme Verileri
Türkiye'nin iktidarları döneminde darbe girişimlerinden ekonomiyi hedef alan sabotajlara, depremlerden bölgesel savaşlara kadar nice badireyi atlattığını belirten Erdoğan, 2025 yılında mal ve hizmet ihracatının 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını duyurdu. Mal ihracatının 36 milyar dolardan 2025 itibarıyla 273,3 milyar dolara, 2002 yılında 14 milyar dolar olan hizmet ihracatının ise geçen yıl 122,6 milyar dolara ulaştığını paylaştı.
2002 yılında 10 milyar dolar olan orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatının 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldiğini, bu olumlu tablonun 2026 yılında da devam ettiğini ve yıllıklandırılmış bazda bu rakamın 114,4 milyar dolara ulaştığını aktaran Erdoğan, bu ürünlerin toplam ihracat içindeki payının yüzde 44'e çıktığını belirtti. Savunma ve havacılık ihracatının son 23 yılda yüzde 40'tan fazla artarak 2025'te 10 milyar doları aştığını, ocak-mayıs döneminde ise yüzde 29 artışla 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleştiğini ifade etti. Erdoğan, böylece savunma ihracatında yılın ilk beş ayında yüzde 29,5 artış yaşandığını kaydetti.
Mayıs ayında tatil etkisiyle dış ticaret verilerinde geçici bir yavaşlama yaşandığını ancak ihracatın ithalatı karşılama oranının yükseldiğini söyleyen Erdoğan, haziran ayında takvim etkisinin ortadan kalkmasıyla güçlü bir ivme yakalayacaklarına inandıklarını ve gelişmiş ülkeler dahil dünyanın tamamını etkileyen sancılı atmosfere rağmen Türkiye'nin büyümesini 23 çeyrektir kesintisiz sürdürdüğünü vurguladı.
Küresel Krizler ve Siyasi İstikrar Vurgusu
Türkiye'de iş başında deneyimli, ufuk ve vizyon sahibi, eş güdümü güçlü kadroların bulunmasının küresel ve bölgesel meydan okumaları yönetmede tarihi bir avantaj kazandırdığını belirten Erdoğan, dünyanın birçok ülkesinde görevde yılını bile tamamlamadan dağılan kelebek ömürlü hükümetler meselesi yaşandığını ifade etti. 70'lerde ve 90'larda sık yaşanan bu problemin 2002 ile beraber çözüme kavuşturulduğunu, bugün ise Batılıların bu durumla yüzleştiğini söyleyen Erdoğan, onların tek bir krizle baş edemezken Türkiye'nin farklı cephelerde pek çok sorunla mücadele edip başarıyla yönettiğini dile getirdi.
Ülkeyi çatışmalardan uzak tutarken barış çabalarında aktif görev aldıklarını ve kimseden çekinmeden hakkı savunduklarını belirten Erdoğan, sahadaki gücünü masada da hissettiren Türkiye gerçeğini herkesin kabul etmek zorunda kaldığını aktardı. Erdoğan, Türkiye'nin terör, vesayet ve istikrarsızlık gibi kronik sorunlarını çözdükçe küresel ölçekte marka değerini artırdığını, iş dünyasının istikrar ve güven ortamının muhafazası noktasındaki hassasiyetini anlamlı bulduğunu ve bu iklimin korunması için üzerlerine düşenleri yapmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Yeni Vergi Muafiyetleri ve Teşvik Paketi
Etrafı saran toz bulutu dağıldığında bunun en büyük kazananının Türkiye olacağını ve krizleri değil fırsatları konuşacakları bir döneme gireceklerini belirten Erdoğan, perşembe günü yürürlüğe giren yeni paketin detaylarını paylaştı. İstanbul Finans Merkezi'ni küresel yatırımın, uluslararası ticaretin ve finansal hizmetlerin bölgesel üssüne dönüştürmeyi hedeflediklerini açıkladı.
Burada sunulan finansal hizmetlerden elde edilen kazançların yirmi yıl boyunca vergiden muaf tutulacağını, transit ticaret faaliyetlerini İstanbul Finans Merkezi üzerinden yürüten şirketlerin kurumlar vergisi ödemeyeceğini belirtti. Bu yaklaşımın yalnızca İstanbul ile sınırlı kalmadığını, Türkiye'nin dört bir yanında transit ticaretten elde edilen kazançların yüzde 95'inin vergi dışı bırakıldığını duyurdu. Ayrıca üreticiler için tarihi bir adım atılarak sanayi imalatında ve tarımsal üretimde uygulanan vergi oranının yarıya indirildiğini, sanayicilerin ve çiftçilerin artık yüzde 12,5 kurumlar vergisi ödeyeceğini aktardı.
Uluslararası Şirketlere ve Vatandaşlara Çağrı
Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren şirketleri bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye'ye taşımaya davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeni bir çağrı yapıyoruz" diyerek sözlerini şöyle tamamladı:
"Bizim mesajımız çok açık. Operasyonlarını Türkiye'den yönet, avantajlardan yararlan. Dünyanın farklı ülkelerindeki yatırımcılara, girişimcilere ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza da yeni bir çağrı yapıyoruz. Türkiye'ye gelin. Türkiye'ye yerleşin, sizler de yeni ve güçlü Türkiye'nin büyüme hikayesinin bir parçası olun"