Dışişleri Bakanlığı'ndan Kıbrıs açıklaması: “İşgal” söylemi reddedildi
Dışişleri Bakanlığı, GKRY’nin AB Dönem Başkanlığı etkinliğinde Kıbrıs Adası’na ilişkin kullanılan ifadelere sert tepki gösterdi. Bakanlık, söz konusu söylemlerin Ada’daki tarihi ve güncel gerçeklerle örtüşmediğini vurguladı.
Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığını devralması vesilesiyle 7 Ocak’ta düzenlenen etkinlikte yapılan konuşmalarda Kıbrıs Adası bağlamında kullanılan ifadelere ilişkin yazılı bir değerlendirme yaptı.
“İşgal, istila ve bölünme” ifadelerine net ret
Öncü Keçeli, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“GKRY'nin AB Dönem Başkanlığını devralması vesilesiyle 7 Ocak'ta düzenlenen etkinlikte yapılan çeşitli konuşmalarda, Kıbrıs Adası bağlamında sarf edilen ‘işgal’, ‘istila’ ve ‘bölünme’ gibi ifadeleri reddediyoruz.”
Keçeli, bu söylemlerin Ada’daki tarihi ve güncel gerçeklerle hiçbir şekilde bağdaşmadığını belirtti.
“Tek işgal, 1963’teki hak ihlalleridir”
Paylaşımında değerlendirmelerine devam eden Keçeli, şunları kaydetti:
“Ada'daki tek ‘işgal’, Kıbrıs Rum tarafının 1963 yılında Anayasa'yı ve Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarını açıkça ihlal ederek ortaklık devletinin makamlarını gasbından kaynaklanmaktadır. AB yetkililerinin, Kıbrıslı Türklerin varlığını görmezden gelen tutumu, AB'nin savunma iddiasında olduğu temel insani değerlerle ilgili çifte standart izlediğini bir kez daha ortaya koymaktadır.”
AB Dönem Başkanlığına eleştiri
Açıklamada, Kıbrıs Rum tarafının AB Dönem Başkanlığını kullanma biçimine de dikkat çekildi. Keçeli, şu ifadeleri kullandı:
“Öte yandan Kıbrıs Rum tarafının, kamuoyu önünde verilen taahhütlerin aksine, AB Dönem Başkanlığını en başından itibaren Kıbrıs meselesine dair çarpık söylem ve uzlaşmaz pozisyonlarını ortaya koymak amacıyla kötüye kullanması, AB'nin Kıbrıs meselesinin çözümünde neden tarafsız ve yapıcı bir aktör olamayacağını gözler önüne sermektedir.”
Dışişleri Bakanlığı’nın açıklaması, Kıbrıs meselesine ilişkin kullanılan dil ve yaklaşımın yeniden tartışmaya açılmasına neden oldu.