Devlet Bahçeli’den İran uyarısı: Her senaryoya hazır olmalıyız
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İran’ı hedef alan saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada bölgesel gerilimin büyüyebileceğine dikkat çekti. Bahçeli, Türkiye’nin tüm ihtimallere karşı hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve milletvekillerinin katılımıyla düzenlenen iftar programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bölgedeki gelişmelere dikkat çeken Bahçeli, İran’ı hedef alan saldırıların ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Bahçeli konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“İran’ı hedef alan saldırıları görüyor ve takip ediyorsunuz. Haksız ve soysuz bir savaşın bütün sonuçları karşımızdadır. Bir savaşı başlatmak kolaydır, ama bitirmek zordur. Bir askeri operasyonda çok boyutlu taarruz her an mümkündür, ama ricat, yani geri çekilme çok yüksek maliyetlere yol açabilecektir.”
“Provokasyonlarla bölgesel savaş hedefleniyor”
Bahçeli, bölgede etnik ve mezhepsel gerilimlerin tetiklenmeye çalışıldığını belirterek, bazı planların Türkiye’yi de içine çekebileceğini söyledi.
“ABD ile İsrail’in İran karşısında teklemeye başladığı, iç kamuoylarında ise çözülmelerin hız kazandığı anlaşılmaktadır. Savaşın bölgesel mahiyet kazanması, etnik ve mezhebi bir hüviyete bürünmesi hususunda kahredici bir provokasyon devrededir.”
“Hatta Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmek, İran’la Körfez ülkelerini çatıştırmak, bu suretle savaşın akışını değiştirmek amacıyla karanlık planların yapıldığı da esasen sır değildir.”
“Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız”
Türkiye’nin gelişmeleri yakından takip ettiğini vurgulayan Bahçeli, ülkenin kapasitesinin ve stratejik dengelerinin doğru şekilde değerlendirildiğini ifade etti.
“Stratejik bilgi çift katmanlıdır. Bir yandan dış çevreyi anlamayı, diğer yandan da sahip olunan kapasiteyi doğru tartmayı gerektirmektedir. Türkiye gelişmeleri doğru anlarken, kendi kapasitesini bilmekte, stratejik dengeleme ve doğrulamayı yapmaktadır. Hiçbir tehdide eyvallah demeyiz, diyemeyiz.”
“Bununla birlikte Siyonist-emperyalist menşeli derin çukura düşecek, algı ve istihbarat oyunlarının tuzağına kapılacak yeni yetme bir devlet de hiç değiliz.”
Bahçeli, ABD ve İsrail’in İran karşısındaki durumuna da değinerek şu ifadeleri kullandı:
“ABD-İsrail ortaklığının askeri, siyasi ve ekonomik külfeti artıkça, bilhassa iç kamuoylarının İran savaşıyla ilgili kategorik itirazları yükseldikçe etrafımızda biriken tehlike daha da yoğunlaşacaktır. Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız.”
“Bölgemiz barut fıçısı gibi”
Bölgede yaşanan gelişmelerin küresel etkiler doğurabileceğini belirten Bahçeli, özellikle enerji hatları ve deniz yollarındaki risklere dikkat çekti.
“Hürmüz Boğazı’ndaki darboğazlar, Basra Körfezi’ndeki tıkanmalar, petrol ve diğer enerji kaynaklarının taşınması ve lojistiğiyle ilgili çok ciddi aksaklıklar ve sıkıntılar savaşın çok boyutlu sonuçlarının doğacağını işaret etmektedir.”
Bahçeli ayrıca bölgede çok sayıda ülkenin gerilim hattında bulunduğunu belirterek şunları söyledi:
“Lübnan’dan Bahreyn’e, Katar’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Kuveyt’ten Irak’a, Ürdün’den Umman’a kadar bölgemiz barut fıçısı, patlamaya hazır saatli bomba gibidir.”
Ateşkes çağrısı yaptı
Savaşın siviller üzerindeki etkilerine de değinen Bahçeli, çatışmaların bir an önce sona ermesi gerektiğini vurguladı.
“Karşılıklı füze saldırıları, bombalanan okullar, hastaneler, sivil ve masum insanlar küresel vicdanı titretmektedir. Savaşın en büyük mağduru elbette gene çocuklardır.”
“Yol yakınken ateşkes rejimi devreye girmelidir. Eller tetik yerine uzlaşma gayesiyle birleşmelidir. Aksi halde İran; ABD-İsrail ortaklığı için yeni bir Afganistan’a, yeni bir Irak’a, hatta yeni bir Vietnam’a dönebilecektir.”
“Türkiye’nin önceliği güvenlik”
Bahçeli, Türkiye’nin önceliğinin barış ve istikrar olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Bizim için yegâne öncelik barış ve istikrardır. Bu savaşa derhal son verilmelidir. ABD-İsrail, İran’dan elini çekmelidir. Karşılıklı diyalog ve diplomasiyle silahlar susmalı, siyaset konuşmalıdır.”
“Herkesi uyarıyorum, sıcak gelişmelerin her türlü ihtimale açık olması münasebetiyle körüklenen şiddet ateşi küresel ve bölgesel alana sıçramadan söndürülmelidir. Aksi halde dünya ve beşeriyet çok ağır bir bedel ödeyecektir.”
“Bizim için öncelikli hedef Türkiye’nin güvenliğidir. Muazzam devlet ve millet aklımızın hikmetli müktesebatıyla kapımızın önünde olup bitenleri anbean takip etmek durumundayız.”
“Türkiye’mizi ve aziz milletimizi riske atacak, hedef yapacak, hatta İran’la ve diğer bölge ülkeleriyle çatıştırmayı sağlayacak niyet ve emellere ağır başlı bir şekilde yaklaşmak esas olmalıdır.”
“Fakat buna rağmen kasti ve doğrudan musallat olan hiçbir düşmanca muameleye de kesinlikle tahammül etmeyeceğimizi, kim olursa olsun egemenlik haklarımızı ve bağımsızlık onurumuzu cansiperane şekilde savunacağımızı herkes çok iyi bilmeli, hesabını ise buna göre yapmalıdır.”