Deprem bölgesi seçmeninin tercihleri ne yönde olacak? Al Ain Türkçe Özel

Seçimler yaklaştıkça Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinin ardından 11 ilde seçmenin tercihi de merak konusu oldu.
14 Mayıs’ta gerçekleşecek kritik seçimlere doğru gün sayarken, deprem bölgesindeki siyasal iletişim çalışmalarının etkileri sandıklara yansıyacak mı?
Deprem bölgesindeki illerde nabız tutan Artıbir Araştırma Merkezi’nin Genel Müdürü Hüseyin Çalışkaner, Al Ain Tükçe’den Merve Öney’in sorularını yanıtladı.
Deprem bölgesinde seçmenlerin tercihlerinin sürecin başından bu yana Millet İttifakı’na kaydığını, bunun sebebinin de iktidarın depreme müdahalede geç kalınmasından kaynaklandığını ifade eden Çalışkaner, ‘’Depremin ilk gününden itibaren Millet İttifakı belediyeleri deprem bölgesinde çalışmalar yaptı. Hükümet ise kamuoyunun malumu üzere müdahalede geç kaldı. Cumhur İttifakı’nın diğer ortağı Sayın Bahçeli yanlış hatırlamıyorsam, on ya da on dört gün sonra deprem bölgesine gitti. Dolayısıyla da deprem bölgesinde nitelikli olarak depremzedelere destek olma kısmında tüm muhalefet ve sivil toplum kuruluşları sayılabilir ancak Cumhur İttifakı’nı sayabileceğimi sanmıyorum.’’ dedi.
AK Parti’nin, 2018 yılında deprem bölgesinde sağlamış olduğu başarıya, bu seçimlerde yaklaşamayacağını savunan Çalışkaner, Millet İttifakı’nın bölgeye anında intikal ederek depremzedelerin yanında olmasının seçimlerde karşılığı olacağını vurguladı.
Hüseyin Çalışkaner, deprem bölgesindeki seçmenlerin tercihine ilişkin sorularımızı şu şekilde yanıtladı:
Deprem bölgesindeki seçmenlerin tercihinde bir değişiklik söz konusu mu?
Deprem bölgesinde seçmenlerin tercihinde yavaş yavaş da olsa sürecin başından bu yana Millet İttifakı’na doğru bir kayma oldu. Depremden bir ay sonra aslında bu kayma kendini göstermeye başladı. Öncesinde çünkü insanlar canının derdine düşmüştü ve yaşamı nasıl idame ettireceklerine dair kaygıları vardı. O süreçte de, böyle zor zamanlarda insanlar devleti yanında görmek ister. Sığınabilecekleri tek yapı devlettir. Dolayısıyla o dönemdeki süreçte de devletleşen bir AK Parti, AK Partilileşen bir devlet yapısından bahsediyoruz. Zaten en büyük eleştirilerden biri devlet nerede eleştirisiydi. Ancak süreç geçip, insanlar yavaş yavaş o deprem psikolojisinden kurtulduğunda şunu görmeye başladılar; hükümetin, iktidarın yanlarında olmadıklarını yalnız bırakıldıklarını görmeye başladılar. Zaten bunu Sayın Erdoğan’da bir konuşmasında Adıyaman’da söylemişti; ‘ilk birkaç gün geç kaldık hakkınızı helal edin’ şeklinde. Dolayısıyla yalnızlaşan, yalnız bırakılan insanlar genel itibarıyla AK Parti’den, Cumhur İttifakı’ndan Millet İttifakı’na doğru yönelime başladı.
Deprem bölgesi saha araştırmalarında son durum nedir?
AK Parti’nin 2018’de sağlamış olduğu o bölgedeki yüksek oy oranına, 14 Mayıs’ta yaklaşabileceğini bile sanmıyorum bırakın aynı oranda bir oy almayı, yaklaşamayacağını düşünüyorum. Millet İttifakı’nın o bölgedeki oy oranını da bu durumun arttırabileceğini söyleyebilirim en azından şimdiki göstergeler buna işaret ediyor.
Bugüne kadar hangi ittifak siyasal iletişim açısından deprem bölgesinde etkili çalışma yaptı?
Bugüne kadar, AK Parti sürece dahil olmaya çalıştı AFAD eliyle, Kızılay eliyle olmaya çalıştı fakat AFAD ile yapılan yardımların yeterli olmadığı, hatta AFAD’ın enkazdan depremzedeyi başka bir yardım kuruluşu çıkarırken, AFAD’ın siz çekilin biz çıkarmış görünelim gibi bir müdahalesi konuşuldu. Cumhur İttifakı’nın suni bir orada olma şekli var görünür de ancak pratikte çok olmadığı.
En son Şanlıurfa’da deprem sonrası yaşanan sel felaketinde de birçok çadırın yanlış yere konumlandırıldığı birçok depremzedenin bu kez de selzede olduğu bir durumla karşı karşıya kaldık. Oysa Millet İttifakı çok enteresan bir şekilde orada oldu, depremin hemen ardından deprem bölgesine hareket etmiş olması, büyükşehir belediye başkanlarının hızlıca toplantıya çağrılıp görev dağılımlarının yapılmış olması, sadece Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’da değil bütün büyükşehirlerin belediye başkanlarını harekete geçirdiler ve neredeyse AFAD’dan önce belediyelerin kurtarma ekipleri deprem bölgesindeydi. Sayın Kılıçdaroğlu defalarca deprem bölgesini ziyaret etti. Şunu da belirtmek lazım, özellikle altını çizmek istiyorum Sayın Kılıçdaroğlu’nun ‘Biz iktidarın yanında konumlanmayacağız’ demesini çok doğru buluyorum. Zaten Cumhur İttifakı genel olarak seçim stratejisini de bunun üzerine konumluyordu, ‘siyaset konuşmayalım deprem konuşalım, ekonomik krizi, hayat pahalılığını konuşmayalım deprem konuşalım’ gibi bir propaganda yayıyordu son günlerde bunun da tutmadığını görüyoruz. En büyük siyaseti kendisi yapmıştı, üçüncü dördüncü günü depremin bir milyon konut yapacağız’ diyerek, hepimiz biliyoruz ki Sayın Erdoğan bir yıl istemiyordu beş yıl bir iktidar ömrü kadar ömür istiyordu.
O süreçte sadece Millet İttifakı demek de diğer partilere haksızlık olur. Örneğin TİP o süreçte çok ciddi emek sarf etti, halen emek harcayan arkadaşlar var. Keza o zaman HDP kendi elinde kalan üç beş belediyeleri ile toplanan yardımları götürdü. TKP ciddi bir efor sarf etti o bölgede. Deprem bölgesinde görünür olmanın ötesinde nitelikli olarak halka yaklaşan, halka destek olan yardımcı olmaya çalışan kesimin muhalefet olduğunu söyleyebilirim.
Zaten AHBAP’ın bile AFAD’ın, Kızılay’ın önüne geçmesi hatta bir dönem AHBAP’ın paralarına göz dikilmesinin sebebi, bir sivil toplum kuruluşunun devletin bir kuruluşundan daha atik aktif olması temel sebeplerdir. Bu yüzden Haluk Levent ve destekçileri linç edildi. Dolayısıyla tüm muhalefet, sivil toplum kuruluşları Cumhur İttifakı’ndan çok daha etkin şekilde yer aldı.
Cumhur İttifakı’nın diğer ortağı Sayın Bahçeli yanlış hatırlamıyorsam, on ya da on dört gün sonra deprem bölgesine gitti. Dolayısıyla da deprem bölgesinde nitelikli olarak depremzedelere destek olma kısmında tüm muhalefet ve sivil toplum kuruluşları sayılabilir ancak Cumhur İttifakı’nı sayabileceğimi sanmıyorum. Çok az sayıda AK Parti çadırları gördüm. İYİ Parti’yi de unutmamak gerekir, sahra hastaneleri kurdular o sahra hastanelerinde birçok insana sağlık hizmeti verdiler.
Bu bakımlardan muhalefetin deprem bölgesindeki çalışmalarında çok başarılı ve organize olduğunu söylemeliyim.