Cevdet Yılmaz: 2026 sonunda enflasyon yüzde 20'nin altına inecek
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NTV özel yayınında enflasyon hedeflerinden emekli aylıklarına, küresel risklerden Suriye’deki gelişmelere kadar gündemdeki başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NTV özel yayınında enflasyonla mücadelede hedefin 2026 sonunda yüzde 20’nin altı olduğunu, 2027’de ise tek haneli enflasyon için çalıştıklarını söyledi. Yılmaz, en düşük emekli aylığına ilişkin düzenleme, küresel ekonomi, Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye ve “vatandaşlık maaşı” başlıklarında da konuştu.
En düşük emekli aylığı: “Nihai karar Meclisimizindir”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, emekli aylıklarına ilişkin mevcut artış mekanizmasına dikkat çekerek en düşük aylığa yönelik olası düzenlemenin ayrı bir sosyal destek çerçevesiyle ele alındığını ifade etti. Yılmaz, süreçte etki ve bütçe değerlendirmesi yapıldığını belirtti ve “SSK ve memur emeklilerimiz kurala dayalı artışlarını alıyorlar. Bir ilave düzenleme yapmaya ihtiyacımız yok. Ancak asgari emekli düzenlemesine ilişkin düzenleme bir sosyal destek mantığı içinde getirilmiş bir yaklaşım. Enflasyon farkı kadar bu düzenlemeler yapılıyor. En düşük aylığa ilişkin bu artışın kanunla yapılması yapılması gerekiyor. Bu konularda karara bağlanmadan bir etki değerlendirme yapılıyor. Bütçeyi ve kaynaklara etkisi değerlendirilip bir pozisyon belirlenir. Nihai karar Meclisimizindir. Kısa süre içinde bunlar sonuçlanacaktır. İmkanlarımızı sonuna kadar zorlayarak emeklilerimizin yanında olduğumuzu söylemek isterim. Enflasyona ezdirmedik.” dedi.
Enflasyon ve dezenflasyon süreci: Hedef 2026 ve 2027
Yılmaz, programın yönünün aşağı olduğunu vurgulayarak enflasyonda belirli başlıkların etkisine işaret etti. Tarımda yaşanan olumsuzlukların gıda fiyatları üzerinden baskı oluşturduğunu, hizmet enflasyonunda ise kira ve eğitim gibi kalemlerin öne çıktığını dile getiren Yılmaz, “Dezenflasyon süreci başladı. Ancak tarım sektöründe çok olumsuz bir yıl yaşadık. Hem don hem kuraklık. Enflasyonu gıda fiyatları kanalıyla olumsuz etkiledi. Tarımda bunu yaşamasak bugün 20'li rakamlardan bahsediyor olacaktık, 30''un biraz üstünde bir rakamla kapattık. Bir diğer faktör hizmet enflasyonundaki beklentiler ve yapışkanlık. Hizmetlerde özellikle bu kira, eğitim gibi kalemler yukarıya çekiyor. Buralarda da bir kırılma başladı. Tüm bunlara bakınca istikametimizin doğru olduğunu görüyoruz. İstikametimiz belli. Ana çerçevemiz belli. İstikametimiz düşüş yönünde. Bu çok önemli. Ocak ayı enflasyonu geldiğinde yüzde 30'un altını görmeyi bekliyoruz. Böylece 2026 sonuna geldiğimizde enflasyonu yüzde 20'nin altına düşürmeyi hedefliyoruz. 2027'de ülkemizi tek haneye kavuşturmak için çalışıyoruz. 2026 yapısal dönüşümlerin hızlanacağı bir yıl olacak.” ifadelerini kullandı.
Küresel ekonomi, bütçe ve savaşların etkisi
Programda küresel görünüm ve jeopolitik riskler de gündeme geldi. Yılmaz, büyüme ve ticaretteki yavaşlamanın belirsizlikleri artırdığını, enflasyonun küresel ölçekte tamamen ortadan kalkmadığını söyledi. Rusya-Ukrayna savaşının ticaret ve ekonomi üzerindeki etkisine değinen Yılmaz, ABD’nin başlattığı sürece destek verdiklerini belirterek barışın Türkiye ekonomisine de olumlu yansıyacağını ifade etti. Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde ise 2026 bütçesinin bu çerçevede hazırlandığını, petrol ve emtia fiyatlarındaki ılımlı seyrin ve olası küresel faiz indirimlerinin Türkiye açısından fırsat oluşturabileceğini dile getirdi.
“Vatandaşlık maaşı”, hayat pahalılığı ve Suriye gündemi
Yılmaz, “vatandaşlık maaşı” başlığında çalışmanın seçim beyannamesinde yer aldığını, sistemin istihdamı caydırmayı değil çalışabilir aile fertlerini işgücü piyasasına yönlendirmeyi amaçladığını söyledi ve bu yıl pilot uygulamalar planlandığını aktardı. Hayat pahalılığına ilişkin değerlendirmesinde ise kira kaleminin toplumun önemli bir bölümünü doğrudan etkilediğine dikkat çekerek sosyal konut programı ve deprem konutlarının teslimiyle normalleşme beklentisini dile getirdi.
Dış politika başlıklarında Yılmaz, Venezuela’ya ilişkin bölümde Türkiye’nin diplomasi kanallarını açık tutma yaklaşımını vurguladı. Suriye’deki gelişmelerle ilgili olarak ise Türkiye’nin yaklaşımını, Suriye’nin birliği ve bütünlüğü içinde istikrarın güçlenmesi hedefiyle açıkladı; terör yapılanmalarına karşı hassasiyetin altını çizdi ve Türkiye’nin diplomasiyle süreci izlediğini belirtti.