BOTAŞ-ExxonMobil anlaşmasının şifreleri / Al Ain Türkçe Özel

Türkiye ile ABD arasında dün uzun süreli enerji anlaşması imzalanmıştı. BOTAŞ ile ExxonMobil’in imza koyduğu anlaşmanın şifrelerini Enerji Uzman Doç. Dr. Anıl Çağlar Erkan Al Ain Türkçe’ye değerlendirdi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın ABD temasları kapsamında kritik bir anlaşmaya imza atılmıştı. BOTAŞ ile ExxonMobil arasında LNG tedariği konusunda işbirliği yapılacak. Türkiye ABD’den LNG alımı yapacak. Bu sayede enerji kaynaklarını çeşitlendirmiş olacak. Anlaşma başka konularda işbirliğini de içeriyor. BOTAŞ-ExxonMobil anlaşmalarının şifrelerini Enerji Uzmanı Doç. Dr. Anıl Çağlar Erkan’la konuştuk. Anıl Çağlar Erkan’ın Al Ain Türkçe’nin sorularına verdiği cevaplar şöyle;
Türkiye ile ABD arasında uzun süreli enerji anlaşması imzalandı. BOTAŞ ile ExxonMobil arasındaki LNG anlaşması neleri içeriyor?
Türkiye Cumhuriyeti’nin enerji güvenliği ve enerji piyasasının düzenlenmesi açısından stratejik bir öneme sahip olan ve enerji sektöründe önemli bir rol oynayan devlet kuruluşu Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ) ile dünyanın önde gelen çok uluslu petrol ve doğal gaz şirketlerinden birisi olan ExxonMobil arasında imzalanan uzun süreli enerji anlaşmasının öncelikle enerji alanında taraflar arasındaki bir işbirliği anlaşması olduğu göz ardı edilmemelidir. Bu doğrultuda sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin anlaşmanın sadece bir bölümünü teşkil ettiğinin altını çizmekte fayda vardır. Nitekim söz konusu anlaşma Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan Bayraktar’ın ABD ziyareti kapsamındaki temaslarının bir sonucudur. Bununla birlikte Vaşhington’da düzenlenen imza töreniyle somut hale gelen anlaşma kapsamında LNG en önemli gündem maddesini teşkil etmektedir. Bakan Bayraktar’ın da katıldığı ve BOTAŞ Genel Müdürü Abdulvahit Fidan ile ExxonMobil LNG Global Başkanı Matthew R. Chandler, imzalamış olduğu iş birliği anlaşması kapsamında Türkiye’nin, 10 yıl süreyle her yıl yaklaşık 2,5 milyon tona kadar LNG tedarik etmesi planlanmaktadır. Bu rakam ise en yaygın dönüşüm oranı ışığında yaklaşık olarak yıllık 3,5 milyar metreküp doğal gaza eşittir.
Anlaşmanın ekonomik ve stratejik önemi ne? Türkiye’nin enerji politikasına nasıl bir katkı sağlayacak?
BOTAŞ ve ExxonMobil arasında Vaşhington’da anlaşma stratejik ve ekonomik açıdan son derece önemlidir. Bununla birlikte anlaşmanın önemi Türkiye’nin 10 yıl süreyle her yıl yaklaşık 2,5 milyon tona kadar LNG tedarik etmesinin çok daha ötesindedir. Zira bu sadece buz dağının görünen kısmıdır. Dolayısıyla anlaşmanın önemi sadece temin edilecek LNG miktarıyla sınırlı değildir. Bu noktada Winston Churchill'in enerji güvenliğiyle ilgili "çeşitlilik, yalnızca çeşitlilik" şeklinde ifadesi bizler için yol gösterici olacaktır. Nitekim Sayın Bakan Bayraktar’ın, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiğimiz Vaşington’da BOTAŞ ve ExxonMobil arasında LNG ticaretine ilişkin bir iş birliği anlaşması imzaladık. ABD, halihazırda LNG tedariki sağladığımız önemli ülkelerden bir tanesi. Uzun vadeli olması planlanan bu anlaşma ile kaynaklarımızı çeşitlendirme noktasında bir adım daha atmış olacağız. Gazlaştırma kapasitesiyle dünyada sayılı ülkeler arasında yer alıyoruz. Hem ülkemizin hem bölgemizin enerji arz güvenliğine katkı sağlamaya devam edeceğiz.” şeklindeki ifadeleri Türkiye’nin anlaşmanın önemini doğru bir şekilde yorumladığının en önemli göstergelerindendir.
Bu bağlamda Türkiye’nin imzalanan anlaşmayla birlikte çeşitlendirme stratejisi kapsamında enerji güvenliğinin tesis edilmesi doğrultusunda son derece önemli bir adım attığını ifade etmek mümkündür. Bununla birlikte anlaşmanın taşımış olduğu önem şüphesiz bunlarla da sınırlı değildir. Dolayısıyla anlaşmanın boyutlarını salt ekonomik açıdan bir başarı olarak ele almamak gerekmektedir. Zira böylesi bir yaklaşım anlaşmanın son derece kritik önem taşıyan diğer boyutlarında elde edilen başarının göz ardı edilmesine neden olacaktır. Öyle ki BOTAŞ ile ExxonMobil arasında imzalanan söz konusu anlaşma stratejik olarak da son derece büyük bir girişimdir. Bu doğrultuda söz konusu anlaşmanın imzalanması, Sayın Bakan Bayraktar’ın göreve geldiği ilk andan itibaren Türkiye’nin enerji diplomasisi aşamasına geçişe yapmış olduğu vurgunun ve bu yöndeki girişimlerinden elde edilen bir başarıdır. Zira Sayın Bakan’ın göreve gelmesiyle birlikte Türkiye, başta yakın çevre olmak üzere dünya enerji denkleminin başat aktörleriyle aktif bir enerji diplomasisi trafiği yürütmeye başlamış ve son derece başarılı sonuçlar almaya başlamıştır. Enerji merkezi olmak gayesine ulaşma noktasına gelinmesi ve Doğu Akdeniz gibi daha birçok meselenin gidişatının Türkiye’nin istediği doğrultuda ilerlemesi gibi gelişmeler söz konusu başarıların bir bölümünü teşkil ederken, Cezayir ve ABD başta olmak üzere daha birçok enerji tedarikçisi ekonomilerle yapılan bu benzeri anlaşmalar ise diğer bir bölümü teşkil etmektedir. Tüm bunlar ışığında Türkiye’nin yürütmekte olduğu enerji politikasının doğru yönde ilerlediğini söyleyebiliriz.
Enerji anlaşması Türkiye-ABD ilişkilerinde farklı gelişmeleri de beraberinde getirir mi?
BOTAŞ ve ExxonMobil arasında imzalanan enerji anlaşması şüphesiz Türkiye-ABD ilişkileri açısından önemli bir gelişmedir. Bununla birlikte farklı gelişmeleri beraberinde getireceği aşikardır. Ancak ilerleyen dönemlerde gerçekleşmesi beklenen bu gelişmeleri, taraflar arası ilişkiler açısından yeni bir döneme geçiş olarak görmemek gerekir. Nitekim söz konusu anlaşmanın imzalanması Türkiye’nin yürütmüş olduğu enerji politikasından elde ettiği ya da edecek olduğu başarılara kıyaslandığında son derece sıradan bir gelişmedir. Hatta bu anlaşmanın ABD açısından büyük bir başarı olduğunu Türkiye açısından ise sıradan bir gelişme şeklinde görmek belki de daha doğrudur. Öyle ki anlaşmanın taraflarından birisi bilhassa LNG pazarında büyümeye çabalayan ABD iken diğer tarafı çeşitlendirme stratejileri bağlamında çok önemli mesafeler kat etmiş olan Türkiye’dir. Dolayısıyla bu noktada ABD’nin Türkiye’ye daha fazla ihtiyacı olduğunun altını çizmek gerekmektedir. Zira halihazırda Türkiye en başta Katar gibi dünya LNG pazarının başat aktörleriyle zaten işbirliği içerisindedir ve sorunsuz bir şekilde ihtiyaç duyduğu miktarları temin etmektedir. Tüm bunlar ışığında yakın gelecekte ABD’nin Türkiye’ye yakınlaşma girişimlerine tanıklık edebiliriz.