Barolar Cumhurbaşkanlığına karşı dava açtı

İstanbul, Ankara, Antalya ve Mersin baroları, İstanbul Sözleşmesinin "feshi"ne yönelik Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine karşı Danıştay'a dava başvurusunda bulundu.
İstanbul Barosu'nun ardından Ankara, Antalya ve Mersin baroları da, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesinden çekilmesine yönelik Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine karşı Anayasaya aykırılık iddiası ve yürütmenin durdurulması istemiyle başvuruda bulundu.
Danıştay Başkanlığına gönderilmek üzere İstanbul Nöbetçi İdare Mahkemesine yapılan başvuruda kadına yönelik şiddetin bir insan hakları ihlali, İstanbul Sözleşmesinin de şiddeti önleme ve şiddetten koruma amacıyla düzenlenen temel bir insan hakları sözleşmesi olduğu kaydedildi.
"Sözleşme kanun hükmünde"
Dilekçede "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz" şeklindeki Anayasa'nın 90/5. Maddesine, "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır" şeklindeki ek maddeye işaret edildi.
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenemeyecek alanlar
Başvuruda ayrıca "Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir" şeklindeki Anayasa’nın yürütme yetkisine ilişkin 104/17. Maddesine atıfta bulunuldu.