BAE ve 7 ülke, İsrail’in Batı Şeria kararını kınadı
Birleşik Arap Emirlikleri ile birlikte 7 Arap ve İslam ülkesi, İsrail hükümetinin Batı Şeria topraklarına ilişkin aldığı kararı kınayarak bunun Filistin halkının meşru haklarını zedelediğini bildirdi.
BAE, Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Suudi Arabistan ve Katar dışişleri bakanları yayımladıkları ortak açıklamada, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’daki bazı arazileri “devlet arazisi” olarak sınıflandırma kararını sert biçimde reddettiklerini vurguladı.
Açıklamada ayrıca, İsrail’in 1967’den bu yana ilk kez işgal altındaki Batı Şeria’da geniş kapsamlı arazi mülkiyeti tescil ve tasfiye süreçlerini başlatma onayı verdiğine dikkat çekildi.
Bakanlar, söz konusu adımın yasa dışı yerleşim faaliyetlerini hızlandırmayı, topraklara el koymayı ve İsrail kontrolünü kalıcı hale getirmeyi amaçlayan tehlikeli bir tırmanış anlamına geldiğini belirterek, bunun işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde hukuka aykırı egemenlik dayatması olduğunu ifade etti.
Ortak bildiride bu uygulamaların başta Dördüncü Cenevre Sözleşmesi olmak üzere uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olduğu, ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2334 sayılı kararıyla da çeliştiği kaydedildi.
Bakanlar ayrıca, Uluslararası Adalet Divanı’nın işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail politika ve uygulamalarının hukuki sonuçlarına ilişkin danışma görüşüyle de kararın bağdaşmadığını belirterek, işgal altındaki toprakların hukuki, tarihî ve demografik statüsünü değiştirmeye yönelik tüm tedbirlerin yasa dışı olduğunun altını çizdi.
Açıklamada, bu adımın işgal altındaki topraklarda yeni bir hukukî ve idarî fiilî durum yaratma girişimi olduğu, iki devletli çözümü zayıflattığı ve bağımsız, yaşayabilir bir Filistin devleti ihtimalini tehlikeye attığı ifade edildi. Bunun bölgedeki adil ve kapsamlı barış fırsatlarını da riske attığı vurgulandı.
Bakanlar, işgal altındaki Filistin topraklarının hukukî, demografik ve tarihî statüsünü tek taraflı değiştirmeye yönelik tüm adımları kesin biçimde reddettiklerini yineleyerek bu politikaların bölgede gerilimi ve istikrarsızlığı artıracağı uyarısında bulundu.
Uluslararası topluma da çağrı yapılan açıklamada, ihlallerin durdurulması, uluslararası hukuka uyulmasının sağlanması ve Filistin halkının devredilemez haklarının korunması için somut ve kararlı adımlar atılması istendi. Bu kapsamda, 4 Haziran 1967 sınırları temelinde ve başkenti Doğu Kudüs olan egemen Filistin devletinin kurulması gerektiği vurgulandı.