BAE, Türkiye ve 6 ülke İsrail'in devam eden Mescid-i Aksa saldırılarını kınadı
Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Suudi Arabistan ve Katar'ın dışişleri bakanları, İsrailli aşırılık yanlısı yerleşimcilerin İsrail güvenlik güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınlarını sürdürmesin
Bakanlar ayrıca, Mescid-i Aksa'nın avlusunda İsrail bayrağı açılmasını da kınayarak, bu provokatif ve kabul edilemez eylemlerin uluslararası hukukun, ilgili Birleşmiş Milletler kararlarının ve Doğu Kudüs ile işgal altındaki Doğu Kudüs'teki kutsal mekânların mevcut tarihî ve hukuki statüsünün açık bir ihlali olduğunu vurguladı.
Dışişleri bakanları, İsrail makamlarının işgalci güç sıfatıyla sürdürdüğü sistematik ve yasa dışı uygulamaları da kınadı. Açıklamada, bu uygulamaların işgal altındaki Doğu Kudüs'ün tarihî, hukuki ve demografik yapısını değiştirmeyi, ayrıca İslami ve Hristiyan kutsal mekânlarının kutsiyetini ve statüsünü zedelemeyi amaçladığı belirtildi.
Bakanlar, Kudüs'teki İslami ve Hristiyan kutsal mekânların mevcut tarihî ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik her türlü girişimi kesin şekilde reddettiklerini yineleyerek, bu statünün korunmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Ayrıca bu konuda Haşimi Vesayeti'nin tarihî ve özel rolünün tanınması gerektiğine dikkat çekildi.
Açıklamada ayrıca, 144 dönümlük alanın tamamını kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif'in yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğu yinelendi. Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığı'na bağlı Kudüs Vakıflar İdaresi'nin, Mescid-i Aksa'nın tüm işlerini yönetme ve girişleri düzenleme konusunda münhasır yasal yetkiye sahip kurum olduğu vurgulandı.
Dışişleri bakanları, bu gerilimi tırmandıran uygulamaların durdurulmasından İsrail makamlarını sorumlu tutarak, İsrail'in tekrarlanan ihlallerinin gerilimi artırdığı, istikrarsızlık ve aşırılığı körüklediği ve barışın sağlanmasına yönelik uluslararası çabaları zayıflattığı uyarısında bulundu.
Ayrıca bu uygulamaların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerinin açık ihlali olduğu belirtilerek, tüm yasa dışı ve provokatif uygulamaların derhal durdurulması çağrısı yapıldı.
Bakanlar, Mescid-i Aksa'nın tamamındaki mevcut tarihî ve hukuki statüye saygı gösterilmesinin gerekliliğini yeniden vurguladı.
Açıklamada ayrıca Filistin halkıyla dayanışma ve meşru ulusal haklarına verilen destek yinelendi. Özellikle Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkı ile 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen Filistin Devleti kurma hakkına destek ifade edildi.
Dışişleri bakanları son olarak, İsrail işgalinin sona erdirilmesi ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası hukuk, Birleşmiş Milletler kararları ve Arap Barış Girişimi doğrultusunda adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışın sağlanmasına yönelik tüm çabalara desteklerini yineledi.