Birleşik Arap Emirlikleri'nden Yeniden Başlayan İran Saldırılarına Karşı Askeri ve Diplomatik Yanıt
Birleşik Arap Emirlikleri, 25 günlük aranın ardından İran tarafından düzenlenen füze ve insansız hava aracı saldırılarını engelleyerek sert diplomatik tepki gösterdi.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Silahlı Kuvvetleri, 8 Nisan'da duran saldırıların ardından 25 günlük bir aradan sonra Pazartesi günü İran tarafından yeniden başlatılan terör saldırılarına hava savunma sistemleriyle karşılık verdi. BAE Savunma Bakanlığı, İran'dan fırlatılan bir dizi füze ve insansız hava aracının başarılı bir şekilde önlenerek düşürüldüğünü açıkladı.
Pazartesi Günü Gerçekleşen Saldırının Bilançosu
BAE Savunma Bakanlığı'nın açıklamasına göre, Pazartesi günü İran'dan gelen 12 balistik füze, 3 seyir füzesi ve 4 insansız hava aracına karşı hava savunma sistemleri etkili bir şekilde kullanıldı. Sivil yerleşim yerlerini ve tesisleri hedef alan bu saldırılar sonucunda üç Hint uyruklu kişi orta derecede yaralandı.
40 Günlük Saldırı Süreci ve Ateşkes İhlali
İran'ın BAE'ye yönelik son saldırısı, 25 günlük bir aranın ardından gerçekleşti. İran, daha önce 28 Şubat ile 8 Nisan tarihleri arasında 40 gün boyunca BAE topraklarına yönelik saldırılar düzenlemişti. 28 Şubat'ta BAE, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, Ürdün ve Irak'ı hedef alan bu eylemler, İran ile İsrail ve ABD arasındaki geniş çaplı askeri tırmanışın bir parçası olarak kayıtlara geçmişti.
40 gün süren bu saldırıların ardından, 8 Nisan'da Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran'ın taraf olduğu 15 günlük bir ateşkes ilan edilmişti. ABD Başkanı Donald Trump, 21 Nisan'da bu ateşkesin tekrar uzatılacağını duyurmuştu. Ancak Pazartesi günü gerçekleştirilen son saldırı, ateşkes döneminde ve herhangi bir bahane olmaksızın yapıldı.
Saldırıların Başlangıcından Bu Yana Toplam Kayıplar
İran'ın açık saldırılarının başlangıcından bu yana BAE hava savunma sistemleri toplam 549 balistik füze, 29 seyir füzesi ve 2.260 insansız hava aracıyla mücadele etti ve bunların büyük bir kısmını başarıyla engelledi.
Bu süreçte yaşanan saldırılar sonucunda, görev başındaki iki silahlı kuvvetler mensubu ve silahlı kuvvetlerle sözleşmeli Fas uyruklu bir sivil hayatını kaybetti. Ayrıca Pakistan, Nepal, Bangladeş, Filistin, Hindistan ve Mısır uyruklu 10 sivil yaşamını yitirirken, çeşitli uyruklardan toplam yaralı ve etkilenen kişi sayısı 227'ye ulaştı.
BAE Dışişleri Bakanlığı'ndan Sert Tepki
Askeri müdahalenin yanı sıra diplomatik düzeyde de harekete geçen BAE Dışişleri Bakanlığı, saldırıların tehlikeli bir tırmanış ve kabul edilemez bir ihlal olduğunu belirten bir açıklama yayımladı. Açıklamada, bu eylemlerin devletin güvenliğine, istikrarına ve toprak bütünlüğüne doğrudan tehdit oluşturduğu, uluslararası hukuk ilkelerine ve Birleşmiş Milletler Şartı'na aykırı olduğu vurgulandı.
Bakanlık, BAE'nin güvenliğini ve egemenliğini koruma konusunda hiçbir koşulda taviz vermeyeceğini ve uluslararası hukuka uygun olarak karşılık verme hakkını tam ve meşru olarak saklı tuttuğunu bildirdi. Sivilleri ve sivil nesneleri hedef almanın tüm hukuki ve insani standartlarca reddedildiğini belirten BAE, düşmanlıkların sona ermesi için saldırıların derhal durdurulması gerektiğini ve yaşananlardan tamamen İran'ı sorumlu tuttuğunu ilan etti.
"İran Bir Kez Daha Yanlış İnsanları Hedef Aldı"
Birleşik Arap Emirlikleri Cumhurbaşkanı'nın Diplomatik Danışmanı Dr. Anwar bin Mohammed Gargash, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, BAE'nin kararlı ve ilkeli duruşunun bu tırmanıştan korkmayacağını ve İran'ın bölgedeki ilişkilerin geleceğini dikte etmesine izin verilmeyeceğini ifade etti.
Gargash, son saldırılara ilişkin, "İran'ın tehlikeli tırmanışı ve sivilleri hedef alması, komşularıyla ilişkilerinde saldırganlığı yöntem olarak seçen bir rejimin ahlaki iflasının bir işaretinden başka bir şey değildir." değerlendirmesinde bulundu ve mesajını "İran bir kez daha yanlış insanları hedef aldı." sözleriyle tamamladı.
İran'ın Anlatısına Yönelik Eleştiriler
BAE yetkilileri, bu saldırıların püskürtülmesiyle birlikte İran'ın bölge ülkelerine yönelik eylemlerinin ardındaki motivasyonlara dair anlatısının da çürütüldüğünü belirtti. Dr. Anwar bin Mohammed Gargash, daha önce yaptığı açıklamalarda İran saldırılarının "önümüzdeki on yıllar boyunca sürecek" bir güven krizi yarattığını ifade etmişti.
İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarının Amerikan-İsrail saldırısına bir tepki olduğu yönündeki iddiaları reddeden Gargash, "İran'ın (Körfez ülkelerine yönelik) saldırısının önceden planlanmış ve daha geniş bir planın parçası olduğu, son 24 veya 48 saat içinde alınmış bir karar olmadığı açıkça ortaya çıktı." ifadelerini kullanmıştı.
Gargash ayrıca, bu "önceden planlanmış" saldırıların, "Körfez ülkelerinin savaştan kaçınmak için çalıştığı ve Körfez'deki tesislerin İran'a karşı kullanılmayacağına dair örtülü bir anlaşma olduğu" gerçeğine rağmen yaşandığına dikkat çekti. İran'ın silah kullanımına da değinen Gargash, "İran'ın her zaman ABD veya İsrail'e karşı savunma silahı olduğunu söylediği füze ve insansız hava araçlarının komşu ülkelere karşı kullanıldığını gördük" dedi.