Al-Ain News, Almanya’nın Müslüman Kardeşler’in etkisini kurutmaya yönelik kapsamlı planının ayrıntılarını yayımladı
Almanya’da, Müslüman Kardeşler ve genel olarak siyasal İslam’la mücadele kapsamında, hem hükümet düzeyinde hem de siyasi partiler nezdinde çok katmanlı ve bütüncül bir yaklaşımın hayata geçirildiği görülüyor.
Ülkenin en büyük ikinci eyaleti olan Bavyera’da iktidardaki Hristiyan Sosyal Birlik (CSU), halen devam eden parlamento grup toplantısı sırasında, “İslamcı aşırılığa karşı net duruş – din özgürlüğü ve güvenlik için” başlıklı yeni bir politika belgesini benimsedi.
Al-Ain News’in ulaştığı belge metninde, “Demokrasimizde İslamcı ideolojilere yer yoktur; çünkü bu yapılar dini siyasi amaçlarla istismar etmekte, liberal demokratik düzenimizi reddetmekte ve güvenliği, eşitliği ve toplumsal uyumu tehdit etmektedir” ifadelerine yer verildi.
Belgede, “İslam bir din olarak, aşırıcı bir ideoloji olan İslamcılıkla aynı şey değildir. Bavyera’daki Müslümanların büyük çoğunluğu barış içinde yaşamakta, sorumluluk üstlenmekte ve ülkemizdeki demokratik merkezin bir parçasını oluşturmaktadır” vurgusu yapıldı.
Ayrıca, “İslamcı aşırılığın bugün en büyük tehlikesi çoğu zaman dijital alanda ortaya çıkmaktadır” denilerek, özellikle gençleri hedef alan çevrim içi propaganda ve sosyal medya ağlarının radikalleşme süreçlerini hızlandırdığına, bunun çoğu zaman fark edilmeden ve izole biçimde gerçekleştiğine, ancak gerçek ve ciddi sonuçlar doğurduğuna dikkat çekildi.
Belge, aşırıcı ağlara karşı tutarlı önlemler alınmasını öngörüyor. Bu kapsamda, risklerin yakından izlenmesi, ılımlı İslam topluluklarıyla yakın iş birliği kurulması, yurt dışından gönderilen imamların özel uyum ve entegrasyon programlarına katılmasının zorunlu hale getirilmesi ve gelecekte imam ithalatının durdurulması planlanıyor.
Şeffaflık ve denetim
İslamcılıkla mücadeleye ilişkin belgenin temel eksenlerinden birini, dini kurumların yapılarında şeffaflık oluşturuyor.
Bu çerçevede, dini sorumluların eğitim geçmişlerini, faaliyetlerini ve finansman kaynaklarını açıklamaları zorunlu kılınırken; demokratik değerlere karşı olan ya da bu değerleri zayıflatan yabancı devlet ve kuruluşların imamlar üzerindeki etkisinin engellenmesi hedefleniyor.
Belgede ayrıca, “Güvenlik birimleri, dini siyasi amaçlarla istismar eden yapıları uzun süredir izlemektedir” ifadesine yer verildi.
Dokümana göre, bu yapılardaki aktörler “demokratik kurumları zayıflatmaya, paralel nüfuz yapıları kurmaya ve gençleri aşırılığa çekmeye” çalışıyor.
Bu kapsamda özellikle okullarda ve gençlerle yürütülen çalışmalar alanında, önleyici ve danışmanlık programlarının geliştirilmesi öngörülüyor.
Hristiyan Sosyal Birlik ayrıca, Federal İçişleri Bakanlığı tarafından geçtiğimiz kasım ayında kurulan İslamcılıkla Mücadele Danışma Kuruluna da önem veriyor.
Söz konusu kurulun, özellikle çevrim içi ve sosyal medya kaynaklı radikalleşme süreçlerine odaklanan federal-eyalet düzeyinde ortak bir eylem planı hazırlaması bekleniyor.
Bir sonraki adım
Al-Ain News’in edindiği bilgilere göre, bir sonraki aşamada Hristiyan Sosyal Birlik, söz konusu politika belgesini, çoğunluğa sahip olduğu Bavyera Eyalet Parlamentosu’na yasa teklifi olarak sunmayı planlıyor.
Hristiyan Sosyal Birlik, Almanya’da iktidardaki Hristiyan Demokrat Birlik’in küçük ortağı konumunda bulunuyor ve tarihsel olarak yalnızca Bavyera eyaletinde faaliyet gösteriyor.
İki parti, ülke genelinde “Hristiyan Birlik” adı altında ortak bir seçim ve siyasal ittifak oluşturuyor.
Bavyera’daki bu adım, Müslüman Kardeşler ve siyasal İslam’la mücadelede son derece kritik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Zira Bavyera, Almanya’nın en büyük ikinci eyaleti olmasının yanı sıra, Müslüman Kardeşler’e bağlı derneklerin etkin varlık gösterdiği bölgelerden biri olarak öne çıkıyor.
Son aylarda Almanya’da, Müslüman Kardeşler ve siyasal İslam’a karşı art arda adımlar atıldı. Bunlar arasında Federal İçişleri Bakanlığı bünyesinde danışma kurulunun kurulması ve örgütün dijital yüzü olarak nitelendirilen “Muslim Interaktiv” adlı yapının yasaklanması yer alıyor.