ABD ve İsrail Saldırısı Sonrası Dünyadan Peş Peşe Tepkiler
ABD ve İsrail'in İran operasyonu sonrası küresel kriz derinleşiyor; BM acil toplanırken başkentlerden "bölgesel savaş" uyarıları geldi.
Orta Doğu'da gerilim tırmanıyor ve askeri hareketlilik tehlikeli bir boyuta ulaştı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırıları ve Tahran yönetiminin bölgedeki Amerikan üslerini hedef almasıyla başlayan çatışma süreci, uluslararası diplomasiyi alarma geçirdi. Avrupa’dan Asya’ya kadar pek çok ülke itidal çağrısında bulunurken, gözler Birleşmiş Milletler'in alacağı kararlara çevrildi.
BM Güvenlik Konseyi Neden Acil Toplanıyor?
Küresel güvenlik endişelerinin artması üzerine Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, olağanüstü toplanma kararı aldı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile Tahran'ın misillemeleri, konseyin ana gündem maddesi oldu.
BM’den yapılan resmi açıklamada, kritik toplantının yerel saatle 16.00’da başlayacağı duyuruldu. İsrailli kaynaklar, bu acil oturumun Fransa ve Bahreyn’in talebi üzerine organize edildiğini öne sürdü.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise askeri tırmanışa sert tepki gösterdi. Guterres, düşmanlıkların hemen durdurulmaması halinde "daha geniş çaplı bir bölgesel çatışma" riskinin doğabileceği uyarısında bulunarak tarafları müzakereye davet etti.
Avrupa ve İngiltere'den Ortak Tavır
Batılı güçler, krizin büyümemesi için diplomatik kanalları devreye soktu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ortak bir bildiri yayımladı. Liderler, İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarını “en güçlü şekilde” kınadı.
Üç ülke, Tahran'a ayrım gözetmeyen eylemlerden kaçınma çağrısı yaparken, ABD ve İsrail'in saldırılarına doğrudan katılmadıklarının altını çizdi. İngiltere Başbakanı Starmer ise ülkesinin pozisyonunu şu sözlerle netleştirdi:
"Bu saldırılarda rol oynamadık. Koordineli bölgesel savunma operasyonları doğrultusunda, halkımız ve ülkemizin çıkarlarını korumak üzere kuvvetlerimiz aktif haldedir ve uçaklarımız havadadır"
Rusya ve Çin'den Uluslararası Hukuk Vurgusu
Krizin diğer tarafında yer alan Rusya ve Çin, operasyonlara tepki göstererek BMGK'yı acil toplantıya çağırdı. Moskova yönetimi, UAEA güvencesindeki nükleer tesislerin bombalanmasının kabul edilemez olduğunu ve uluslararası hukukun ihlal edildiğini savundu.
Çin Dışişleri Bakanlığı ise "egemenlik ve toprak bütünlüğü" vurgusu yaptı. Pekin, tüm tarafları askeri eylemleri durdurmaya ve diyalog sürecini başlatmaya davet etti.
Bölgesel Savaş Riski ve Liderlerden Çarpıcı Mesajlar
Orta Doğu'daki ateş çemberi genişlerken, bölge ülkeleri ve diğer uluslararası aktörlerden de dikkat çeken açıklamalar geldi:
- Katar ve Ürdün: İran füzelerinin topraklarını hedef almasını "ulusal egemenlik ihlali" olarak nitelendirerek sert şekilde kınadı.
- Avrupa'nın Hukuk Cephesi: İspanya, Norveç ve Finlandiya, operasyonların uluslararası hukuk çerçevesi dışında gerçekleştiğini belirterek tek taraflı harekatlara karşı çıktı.
- İrlanda: Başbakan Micheal Martin, "gerçek bir bölgesel savaş riski" bulunduğunu belirterek derin endişelerini dile getirdi.
Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada ABD siyasetine atıfta bulundu. Petro, dünya barışının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Galiba Başkan Trump bugün hata yaptı. Barış ve yaşam, varoluşun temel taşlarıdır. Çaresiz kalan Birleşmiş Milletler derhal toplanmalı ve 'vaktin dünya barışı vakti' olduğunu ilan etmelidir. Nükleer silahlar yayılmamalı ve tamamı imha edilmelidir"
Asya-Pasifik hattında da endişe hakim. Malezya Başbakanı Enver İbrahim bölgenin felaketin eşiğinde olduğunu belirtirken, Japonya kriz yönetim mekanizmalarını devreye soktu. Avustralya ise vatandaşlarına "İran'a seyahat etmeyin" uyarısında bulundu.