11 Ülkeden İran'a Ortak Kınama: Riyad'da Kritik Zirve Gerçekleşti
Riyad'da toplanan 11 ülke, İran'ın balistik füze ve İHA saldırılarını kınadı. Bölgesel güvenlik için kırmızı çizgiler ve BM 2817 sayılı kararı vurgulandı.
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bir araya gelen 11 ülke dışişleri bakanı, İran'ın bölge güvenliğini tehdit eden saldırılarını kınayarak egemenlik haklarının korunacağı mesajını verdi.
Riyad'da gerçekleştirilen istişare niteliğindeki bakanlar toplantısında Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin de aralarında bulunduğu 11 ülke ortak bildiri yayımladı. Katılımcı ülkeler, İran'ın balistik füzeler ve insansız hava araçları (İHA) kullanarak gerçekleştirdiği saldırıların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu duyurdu.
Siviller ve Kritik Altyapı Hedef Alındı
Yayımlanan ortak bildiride, saldırıların yerleşim alanlarını, petrol tesislerini, su arıtma tesislerini ve havalimanlarını doğrudan hedef aldığı belirtildi. Bu eylemlerin hiçbir gerekçeyle haklı gösterilemeyeceği vurgulanırken, saldırıların bölgesel istikrarın temellerini sarstığı ifade edildi.
Bakanlar, sivil tesislerin ve diplomatik merkezlerin hedef alınmasının geleneksel çatışma sınırlarını aşan tehlikeli bir tırmanış olduğunu değerlendirdi. Saldırıların sivillerin güvenliğine yönelik doğrudan bir tehdit oluşturduğu kaydedildi.
Meşru Müdafaa Hakkı Teyit Edildi
Toplantıya katılan ülkeler, saldırılara maruz kalan devletlerin Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca kendilerini savunma haklarını teyit etti. Bu madde çerçevesinde ülkelerin egemenliklerini ve toprak bütünlüklerini korumak amacıyla gerekli önlemleri alma yetkisine sahip oldukları hatırlatıldı.
Ortak metinde, "gayrimeşru" olarak nitelendirilen saldırganlık eylemlerine karşı hedef ülkelerin savunma eylemlerine uluslararası hukuki koruma sağlandığı altı çizildi. Katılımcılar, İran'a tüm saldırgan eylemlerini derhal durdurma çağrısında bulundu.
BM Güvenlik Konseyi’nin 2817 Sayılı Kararı
Görüşmelerde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 (2026) sayılı kararına uyulmasının zorunluluğu dile getirildi. Karar, İran'ın komşu ülkelere yönelik saldırıları durdurmasını ve her türlü provokatif eylemden kaçınmasını öngörüyor.
Bakanlar ayrıca, bölgedeki milis gruplara verilen silah ve finansman desteğinin kesilmesinin bölgesel barış için temel şart olduğunu belirtti. İran ile ilişkilerin geleceğinin, bu ülkenin komşu devletlerin iç işlerine karışmama taahhüdüne bağlı olduğu vurgulandı.
Deniz Güvenliği ve Lübnan Hassasiyeti
Toplantıda Hürmüz ve Bab el-Mandeb boğazlarındaki seyrüsefer güvenliğine yönelik tehditler hakkında ciddi endişeler paylaşıldı. Küresel ticareti ve enerji güvenliğini tehlikeye atacak her türlü eylemden kaçınılması gerektiği uyarısı yapıldı.
Lübnan'ın toprak bütünlüğüne verilen destek yinelenirken, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları da kınandı. Katılımcı ülkeler, bölgesel gelişmeleri izlemek ve ortak pozisyon geliştirmek üzere yoğun koordinasyonun sürdürüleceğini teyit ederek toplantıyı sonlandırdı.